Bir İyiliğin Bedeli Yıllar Olabilir!.. |
Hepimizin çokça duyduğu, kimimizin üzülerek tecrübe ettiği, kimimizin ise bir film veya hikâye gibi uzaktan izlediği olaylar vardır. Bunlar, sürekli kendisini yenileyen ve farklı yöntemlerle karşımıza çıkan adli vakalardır.
“Eskiden” diye başladığımız sohbetlerde özellikle 1990’lı yılları özlemle anarız. Komşuluk ilişkilerinin daha güçlü olduğu, insanların birbirlerinin çocuklarını gönül rahatlığıyla emanet edebildiği, güven duygusunun toplumsal hayatın merkezinde yer aldığı günlerden söz ederiz. O zamanları hatırlar, bugünkü ilişkilerle karşılaştırır ve derin bir iç çekeriz.
Bir adli bilimler uzmanı olarak neredeyse her gün karşılaştığım olaylar, bu iç çekişleri daha da artırıyor. Bazen iki kardeş, bazen dayı ile yeğen, bazen karşı komşular, bazen de yıllarca aynı sırayı paylaşmış çocukluk arkadaşları bir adli olayın tarafı olabiliyor. Kimi olay yaralanmayla, kimi ölümle, kimi de dolandırıcılık veya uyuşturucu suçlamasıyla sonuçlanıyor.
Peki, geçmişte suç yok muydu?
Elbette vardı. Benzer olaylar o dönemlerde de yaşanıyordu. Belki biz her olaydan haberdar olamıyorduk. Belki de “mahalle baskısı” olarak ifade ettiğimiz toplumsal denetim, insanların bazı yanlışları yapmasını engelliyordu. Aile, komşuluk ve çevre ilişkileri, görünmez fakat etkili bir kontrol mekanizması oluşturuyordu.
Bugün ise hem toplumsal ilişkiler hem de suç işleme yöntemleri değişti. İyi niyetle yapılan küçük bir yardım, insanı hiç beklemediği ağır bir suçlamanın ortasında bırakabiliyor.
Bir İyilik Nasıl Suçlamaya Dönüşebilir?
Havalimanında tanımadığınız veya yeterince güvenmediğiniz bir kişinin “Fazla bagaj hakkınız varsa şu valizi de sizin üzerinize verelim” teklifini kabul edebilirsiniz. Yardım ettiğinizi düşünürken Türkiye’ye geldiğinizde valizin içerisinden çıkan yasaklı maddeler nedeniyle uyuşturucu kaçakçılığı ya da bu suça yardım etme iddiasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
Bir başka olayda küçük bir........