Sınırların değeri: insan ilişkilerinde dengenin gücü
İnsan, doğası gereği sevilmek, değer görmek ve anlaşılmak ister. Fakat çoğu zaman bu arzular, sınırların silikleştiği, kişisel alanın ihlal edildiği ilişkilerle sonuçlanır. Sürekli ulaşılabilir olmak, her isteğe “evet” demek ve her soruna çözüm bulmaya çalışmak; bir noktadan sonra fedakârlık değil, öz değer yitimine dönüşür.
İnsan ilişkilerinde en büyük yanılgı, “ne kadar verirsem o kadar sevilirim” düşüncesidir. Oysa sağlıklı ilişkiler, sürekli veren ve tükenen değil; dengeyi bilen, sınır çizebilen ve gerektiğinde “hayır” diyebilen insanların kurduğu bağlardır. Her iyilik zamanında ve talep edildiğinde kıymetlidir. Aksi takdirde, yapılan yardım bile saygısızlığa dönüşebilir.
Hayatta insanın en büyük gücü, kendi sınırlarını koruyabilmesidir. Bazen “hayır” demek, en büyük özgürlüktür. Herkese yetişmeye çalışan bir insan, bir süre sonra kendine bile yetişemez. Her mesajı anında yanıtlayan, her çağrıya koşan, her isteği karşılayan kişi; kendi zamanını, duygularını ve varlığını başkalarının hizmetine sunmuş olur. Bu ise uzun vadede hem ruhsal yorgunluk hem de değersizlik duygusu yaratır.
Bir ilişkide “fedakârlık” adı altında kendini feda eden kişi, zamanla görünmez hâle gelir. Çünkü insan doğası, her zaman kolay ulaşılana değil, ulaşmak için çaba harcanan şeye değer verir. Bu yüzden insan bazen geri........© Habererk
