menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Van’dan Muş’a, Bitlis’ten Sokaklara: Güneydoğu’da Siyaset Sanıldığından Daha Canlı

9 0
14.03.2026

Gerek gazeteci kimliğim gerekse siyaset vesilesiyle Güneydoğu illerimize birçok kez seyahat etme imkânım oldu. Her ziyaret dönüşünde farklı gözlemler ve tespitlerle döndüğümü hatırlıyorum.

Bu kez katıldığım Güneydoğu gezisinin merkezi Van idi. Geziyi düzenleyen ise İYİ Parti Genel Merkezi ve Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu idi.

Ramazan ayı münasebetiyle düzenlenen Van iftarının ardından Muş ve Bitlis’te gerçekleştirilen iftar programlarına da katıldım. Bu ziyaretler sırasında hem İYİ Parti teşkilatlarıyla hem de sokakta vatandaşlarla yaptığım sohbetler, bölgede siyasete dair önemli bir tabloyu ortaya koydu.

Bölge halkı siyaseti yakından takip ediyor

En dikkat çekici gözlemim şuydu: Bölgede vatandaşın siyasetle ilgisi sanıldığından çok daha yüksek.

Sokakta konuştuğumuz birçok insanın sadece büyük partileri değil, küçük siyasi partilerin bile varlığından ve amaçlarından haberdar olması gerçekten dikkat çekiciydi. Bu durum, seçmenin siyasal gündemi yakından takip ettiğini ve bilinç düzeyinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.

Elbette seçmenin bilinçli olması sevindirici bir tablo. Ancak şunu da söylemeden geçemem: Bu siyasi duyarlılık ve gündem takibi sanki bölgeye özgü güçlü bir refleks hâline gelmiş durumda.

Dervişoğlu’nun söylemi bölgede de değişmiyor

Gezi boyunca gözüme çarpan en önemli hususlardan biri de Musavat Dervişoğlu’nun hitabetinde bölgeye göre bir ton değişikliği yapmaması oldu.

Dervişoğlu, İstanbul’da ve Ankara’da hangi sertlikte ve hangi muhtevada konuşuyorsa, Van’da da, Muş’ta da, Bitlis’te de aynı netlikte konuştu.

Örneğin konuşmalarına “bebek katili Apo” ifadesiyle başladığında salonda bulunan Kürt kökenli vatandaşların alkışlarla karşılık vermesi üzerinde düşünülmesi gereken bir tabloydu.

Bu alkışların tesadüf olmadığı kanaatine vardım. Çünkü aynı tepkiyi farklı şehirlerde de gördük. Bu durum, bölge insanının güven veren ve net bir dil kullanan siyasete yabancı olmadığını gösteriyor.

Bu açıdan bakıldığında Dervişoğlu’nun, bölge halkının beklentilerini doğru okuyabildiğini söylemek mümkündür.

Heyetin ciddiyeti dikkat çekti

Geziye katılan heyete baktığımızda da dikkat çekici bir tablo vardı. Adeta bir “gölge bakanlar kurulu” ciddiyetiyle oluşturulmuş geniş bir kadronun bölgeye geldiği görülüyordu.

Özellikle Cihan Paçacı’nın ileri yaşına rağmen gençlere taş çıkartan bir çalışma temposu sergilemesi dikkat çekiciydi. Saha programlarında gösterdiği enerji gerçekten örnek teşkil edecek nitelikteydi.

* Yasin Öztürk * Eşref Fakıbaba * Buğra Kavuncu * Osman Ertürk * Yavuz Aydın * Alper Akdoğan * Fatih Demirkol * Nusret Acur * Gülümser Birol, Mehmet Aslan, Ali Topçu

gibi birbirinden değerli milletvekilleri ve Genel İdare Kurulu üyelerinin yoğun çabası da bölge programlarının ciddiyetini ortaya koyuyordu.

Bu tablo, geziyi takip eden gazetecilerin de dikkatinden kaçmadı.

Yanımda bulunan duayen gazeteci ağabeyim Yüksel Ercan ile yaptığımız değerlendirmede de benzer bir bakış açısının oluştuğunu görmek, gözlemlerimin sadece şahsi bir kanaat olmadığını da gösterdi.

Bölgedeki ekonomik tabloya dair küçük notlar

Bölgenin özellikle İran’a yakın olmasından dolayı havalimanında çok sayıda İranlı yolcuyla karşılaştım. Şehir merkezinde de İranlıların varlığı dikkatlerden kaçmıyordu.

Genel anlamda esnafın önemli bir kısmı ise durgunluktan şikâyetçiydi. Bölgenin önemli bir peynir üretim merkezi olmasına rağmen örneğin otlu peynirin 500 ila 700 TL arasında satılması, fiyatların İstanbul’dan pek de geri kalmadığını gösteriyor.

Buna karşılık restoranlarda sunulan iftar menülerinin oldukça zengin ve İstanbul’a kıyasla neredeyse yarı yarıya daha ucuz olması da dikkat çeken başka bir ayrıntıydı.

Güneydoğu’da siyasetin dili yeniden okunmalı

Van, Muş ve Bitlis’te yapılan iftar programları ve saha temasları bir gerçeği bir kez daha ortaya koydu:

Türkiye’nin Güneydoğusu, dışarıdan bakıldığında sanıldığı gibi siyasetten kopuk bir coğrafya değildir. Aksine vatandaşın hem gündemi yakından takip ettiği hem de siyasi aktörleri dikkatle izlediği bir bölgedir.

Bu nedenle bu coğrafyayı anlamak isteyen siyasetçilerin ön yargılarla değil; sahaya çıkarak, vatandaşla konuşarak ve toplumsal psikolojiyi doğru okuyarak hareket etmesi gerekir.

Van’dan Muş’a, Bitlis’ten sokaklara uzanan bu Ramazan ziyaretleri, Güneydoğu’nun siyasi nabzını anlamak isteyenler için önemli ipuçları sunmaktadır.


© Habererk