Sultan Galiyev’i Anlamak |
Bir insanı anlamak için önce onun kim olduğunu bilmek gerekir.
Sultan Galiyev’i anlamak için de önce şu soruların cevabını bilmemiz gerekir:
Kimdir, nerede doğmuştur, ne zaman yaşamıştır, hangi dava uğruna bir ömür tüketmiştir?
Mirsaid Sultan Galiyev, 1892 yılında Rusya İmparatorluğu sınırları içinde, bugün Başkurdistan sınırlarında kalan Elimbetova köyünde doğmuştur. Tatar Türküdür. Öğretmenlik yapmış, gazetecilik yapmış, düşünürlük yapmış ve hayatını Türk dünyasının geleceğine adamış bir fikir adamıdır.
Sultan Galiyev sıradan bir siyasi figür değildir.
O, Türk dünyasının geleceği üzerine kafa yoran, Rusya’daki Türk ve Müslüman halkların bağımsızlığı ve birlik içinde yaşaması için mücadele eden bir devrimciydi.
Rusya’da Bolşevik Devrimi olduğunda birçok kişi bu devrimi sadece bir Rus devrimi olarak görürken, Sultan Galiyev farklı bir şey düşündü.
Ona göre bu devrim, Rusya’nın esareti altında yaşayan Türk ve Müslüman halkların özgürlüğü için bir fırsat olabilirdi. Bu yüzden devrimi destekledi. Amacı Rusya’yı güçlendirmek değil, Rusya içindeki Türk milletlerinin kimliğini koruyarak güçlenmesini sağlamaktı.
Sultan Galiyev’in en önemli düşüncelerinden biri şuydu:
“Sömürge altında yaşayan milletler birleşirse dünya dengesi değişir.”
Bu düşünce o dönem için çok büyük ve tehlikeli bir fikirdi. Çünkü o, sadece Türklerin değil, tüm mazlum milletlerin birleşmesi gerektiğini savunuyordu. Bu fikir daha sonra dünyada “anti-emperyalist hareketlerin” temel fikirlerinden biri haline geldi. Hatta birçok tarihçi, Çin’deki devrim hareketlerinde ve Mao Zedong’un fikirlerinde Sultan Galiyev’in dolaylı etkisinin olduğunu söyler.
Ancak Sultan Galiyev’in fikirleri Joseph Stalin için büyük bir tehlikeydi.
Çünkü Stalin, Türklerin güçlenmesini değil, Rusya içinde eriyip gitmesini istiyordu. Türklerin birlik fikri, Turan fikri, Rus yönetimi için kabul edilemezdi.
Bu yüzden Sultan Galiyev önce görevlerinden uzaklaştırıldı, sonra tutuklandı, sürgün edildi ve yıllarca hapiste tutuldu. Sonunda 1940’lı yıllarda Stalin rejimi tarafından idam edildi.
Sultan Galiyev’in infaz edilmeden önce söylediği rivayet edilen şu söz, onun nasıl bir dava adamı olduğunu anlatmaya yeter:
“Beni öldürebilirsiniz, ama Turan’ı sadece ertelersiniz. Turan mutlaka bir gün gerçekleşecektir.”
Sultan Galiyev’in hayatına baktığımızda şunu görürüz:
O ne makam peşinde koştu, ne para peşinde koştu, ne şöhret peşinde koştu.
O, bir fikir uğruna, bir milletin geleceği uğruna, bir birlik hayali uğruna ömrünü verdi.
Bugün Türk dünyası Orta Asya’dan Kafkasya’ya, Anadolu’dan Balkanlara kadar yeniden birbirini konuşuyorsa, Türk Devletleri Teşkilatı kuruluyorsa, ortak alfabe, ortak tarih, ortak kültür konuşuluyorsa, bu fikirlerin temelinde Sultan Galiyev gibi insanların attığı fikir tohumları vardır.
Tarihte bazı insanlar vardır, yaşarken kıymeti bilinmez.
Ama yıllar geçtikçe onların ne kadar büyük insanlar olduğu daha iyi anlaşılır.
Sultan Galiyev de işte böyle bir adamdı.
Bir ömür Turan hayali kurdu, Türk milletinin geleceğini düşündü ve bu uğurda hayatını verdi.
Bazı insanlar yaşadıkları dönemin değil, gelecek yüzyılların adamıdır.
Sultan Galiyev de onlardan biriydi.