Bir Medeniyeti Yok Etmek! |
ABD Başkanı Donald Trump çıkıp şu cümleyi kuruyor:
“İran’ın bütün medeniyetini yok edebilirim.”
Bu söz sıradan bir diplomatik tehdit değildir.
Bu, açık bir medeniyet imhası tehdididir.
Bir devleti tehdit etmek başka bir şeydir.
Bir medeniyeti yok etmekten söz etmek bambaşka.
Çünkü İran dediğiniz şey yalnızca bir yönetim değildir.
Binlerce yıllık bir tarih, bir kültür ve milyonlarca insanın yaşadığı bir toplumdur.
Yani bu sözün anlamı açıktır:
Bir halkın varlığını hedef almak.
Ama mesele bununla da bitmiyor.
Bir gazeteci Trump’a soruyor:
“İran’ın köprülerine ve enerji santrallerine saldırmak nasıl savaş suçu olmaz?”
Trump’ın cevabı kısa ve ürkütücü:
Tarihte büyük savaş suçlarının kapısı hep böyle açılmıştır.
Önce karşı tarafı insan olmaktan çıkarırsınız.
Sonra o halka karşı yapılan her şeyi meşru göstermeye çalışırsınız.
Sonra buna da “operasyon”, “güvenlik”, “önleyici saldırı” gibi süslü isimler verirsiniz.
Dünyaya yıllardır demokrasi ve insan hakları dersi veren ABD’nin dili kriz anlarında işte böyle değişir.
Masada hukuk konuşulur.
Krize gelince yok etme tehditleri savrulur.
Ama ilk fırsatta medeniyet yıkımı konuşulur.
Bugün Trump’ın İran hakkında kullandığı bu dil yalnızca İran’ı ilgilendirmiyor.
Bu, küresel güç siyasetinin en çıplak gerçeğini gösteriyor:
Kendini dünyanın sahibi sanan güçler için hukuk bir araçtır.
İnsan hakları bir söylemdir.
Ama çıkarlarına dokunulduğunda geriye yalnızca şu kalır:
Ve insanlık tarihi şunu defalarca göstermiştir:
Bir medeniyeti yok etmekten söz edenler hiçbir zaman medeniyet kuranlar olmamıştır.