Masadaki Egolar ve Devleti Yönetme İllüzyonu |
Türkiye, tarihinin en derin sistem krizlerinden birini yaşarken siyaset kurumunun sunduğu reçetelere bakıp umutlanmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Sandık önüne geldiğinde seçmenin zihnini kurcalayan tek bir temel soru var: Bugün muhalefet blokunda öne çıkan isimler ve kadroları, yarın bu devleti ciddiyetle yönetebilir mi?
Gelin, eğip bükmeden açıkça soralım.
Özgür Özel; etrafındaki Ali Mahir Başarır, Sezgin Tanrıkulu gibi isimlerle ve cezaevinden gelen uzaktan kumandalı yönlendirmelerle koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni idare edebilir mi? Peki ya dümeni devretse de gölgesi bitmeyen Kemal Kılıçdaroğlu; Faik Öztrak, Gürsel Tekin ya da Barış Yarkadaş'lı dar kadro zihniyetiyle devlete bir ufuk çizebilir mi?
Diğer tarafa bakıyorsunuz; Müsavat Dervişoğlu ve Ümit Özdağ gibi isimler... Kendi kurmay yapılarıyla, sırf tepkisellik üzerine kurgulanmış tabanlarıyla ve duygusal patlamalarla devlet aklını temsil........