Çiplerin Savaşı ve İç Cephenin Sınavı: Sıra Bize mi Geliyor?

​Son bir yılda Orta Doğu’da şahit olduğumuz sahneler, sadece birer askeri operasyon değil; insanlık tarihinin gördüğü en sofistike, en sinsi ve en "temiz eldivenli" savaş yöntemleridir. İran’ın kalbinde patlayan mühimmatlar ve Lübnan’da binlerce insanın cebindeki çağrı cihazlarının eş zamanlı birer bombaya dönüşmesi, savaşın artık sadece sınır boylarında değil, avcumuzun içinde yaşandığını kanıtladı.

​Peki, dünya bu yeni nesil "Tekno-İstihbarat" savaşlarını konuşurken, Türkiye bu denklemin neresinde? ABD’li subayların ve İsrailli diplomatların kapalı kapılar ardında (ve bazen küstahça açıkta) zikrettiği "Sıradaki hedef Türkiye" söylemi, bir komplo teorisinden ziyade, jeopolitik bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.

​Teknolojide "Milli" Olmak Yetmez, "Yerli" Olmak Şart

​Lübnan örneği bize şunu öğretti: Bir cihazı dışarıdan satın aldığınızda, aslında içine bir "Truva Atı" yerleştirilmesine de izin vermiş oluyorsunuz. Türkiye’nin İHA/SİHA ve savunma sanayiindeki atılımları şüphesiz hayati birer kalkan. Ancak bu kalkanın delinmemesi için sadece gövdenin değil; o gövdeyi yöneten işlemcinin, kodlanan yazılımın ve verinin........

© Habererk