Bir İftar Sofrasından "İktidar" Yürüyüşüne: İYİ Parti’nin Yeniden Doğuşu |
Siyaset, sadece rakamlardan ve stratejilerden ibaret değildir; siyaset her şeyden önce bir vefa ve kararlılık sınavıdır. Dün akşam İstanbul’un bir ucunda, binlerce dava arkadaşımla aynı sofrada ekmeği bölüşürken, sadece bir iftar yemeğinde değil, bir "diriliş" provasında olduğumuzu hissettim. Kuruluşunda emeği olan, her bir tuğlasında alın teri döken bir nefer olarak uzun bir aradan sonra katıldığım bu dev organizasyon, İYİ Parti’ye dair "bitti, dağılıyor" senaryoları yazanlara verilmiş en net cevaptı. "Miting Gibi İftar" Yaklaşık 7.500 kişinin katılımıyla gerçekleşen bu buluşma, lojistik zorluklara rağmen gösterdi ki; Türk milliyetçilerinin adresi hâlâ sarsılmaz bir iradeyle ayakta. Genel Başkan Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun, İl Başkanına hitaben sarf ettiği "Ben senden bir iftar yemeği istedim, sen miting hazırlamışsın" sözü, sadece bir nükte değil, sahadaki enerjinin de tesciliydi. Marifet iltifata tabidir; İstanbul teşkilatının bu başarısı, partinin yereldeki köklerinin ne kadar derinde olduğunu kanıtladı. Türk Milliyetçiliğinin Limanı Bir Türk milliyetçisi olarak şunu gururla söyleyebilirim: Bugün Türkiye’de gönül rahatlığıyla destek verebileceğim, kuruluşunda elimi taşın altına koyduğum iki ana damar var. İYİ Parti, kurucu genel başkanın ayrılışından sonra ciddi bir kırılma yaşamış olabilir; ancak yeni dönemde Sayın Dervişoğlu ve ekibinin sergilediği tutum, partiyi tekrar fabrika ayarlarına, yani Türk milliyetçilerinin öz evine dönüştürmüştür. İYİ Parti artık; Savrulmaların uzağında, Kendi değerleriyle barışık, Ve en önemlisi, Türk milletinin bekasını her şeyin üstünde tutan bir çizgide yoluna devam ediyor. Yarınlara Dair Umut Dün akşamki atmosfer bana şunu fısıldadı: Türk milliyetçilerinin iktidar yürüyüşü, İYİ Parti ile sadece mümkün değil, aynı zamanda kaçınılmazdır. Dağılacağı söylenen bir yapının, bugün daha kenetlenmiş ve daha coşkulu bir şekilde ayağa kalkması, bu davanın sahipsiz olmadığının kanıtıdır. Bu muazzam organizasyonda emeği geçen, "biz buradayız" diyen tüm dava arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim. Yolumuz uzun, yükümüz ağır; ancak dün akşam gördüğümüz o inançlı kalabalıkla menzile varmak artık çok daha yakın.