menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Karanfilin Ağladığı Gün: 20 Yanvar (Ocak)

20 0
21.01.2026

Adı:

Kara Ocak

Kara Cumartesi

Ocak Faciası

20 Yanvar Soykırımı’ydı…

Kırımdı…

Kırılan her zaman ki gibi Türk’tü…

1918 yılında doğunun ilk demokratik cumhuriyeti olarak tarihteki yerini alan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti çok acı olaylardan sonra kurulmuştu. Azerbaycan 1991 yılında ikinci kez bağımsızlığını elde ederken de benzer acı olayları tekrar yaşadı. İşte o acı olaylardan biri tarihe Gara Yanvar, 20 Yanvar ya da 20 Ocak katliamı adlarıyla geçen olaydı. Azerbaycan halkının Türkiye'yle doğal yakınlığı, Sovyetler Birliğini soğuk savaş yılları boyunca endişelendiren ana konulardan biriydi ve Moskova izlediği politikalarla bu bağı olabildiğince zayıflatmaya çalıştı. 1920'lerin ortasında ülkede kullanılan Arap alfabesi önce Latin sonra Kiril alfabesine dönüştürdü. Aynı süreçte, Azerbaycan ve Nahcivan arasında yer alan Zengezur bölgesini Ermenistan'a bağlayarak, Nahcivan'ın Bakü ile karayolu bağlantısını kopardı. Stalin döneminde de kimliklerinde Türk yazan bu halka “Artık Türk değil, Azerisiniz” dendi.

1989 yılı başlarıydı, Sovyetler Birliği dağılıyordu. Birlik üyesi ülkelerde,

Hürriyet, Bağımsızlık, Azadlık sesleri yükseliyordu.

Halk harekete/harekâta geçmişti.

Halk Harekâtı başlamıştı.

Millet uyanmıştı.

Birliğin saldırgan, tecavüzcü, tağşişçi, yıkıcı unsuru olan, Ermenistan, Azerbaycan topraklarına göz dikmişti.

Bu duruma Azerbaycan Türkleri düzenledikleri protesto/telin yürüyüşleriyle cevap vermişti.

Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecine girmesi uzun süreden beri silahlanan Ermenilere bekledikleri fırsatı vermiş, Ermenistan’da yaşayan 1 milyona yakın Azerbaycan Türkünü Ermenilerin saldırı ve etnik temizlik kampanyası sonrasında Ermenistan’ı terk ederek Azerbaycan’a sığınmak durumunda bırakmıştı. Sovyetler Birliği hala ayakta olmasına rağmen bu saldırı ve etnik temizlik kampanyası sadece seyredilmiş ve Ermenistan bir anda tek etnikli bir yapıya kavuşarak Azerbaycan Türkleri Tarihi yurtlarından kovulmuştu. Bundan cesaret alan Ermeniler bununla yetinmemiş ve başta Dağlık Karabağ olmak üzere sınırı aşarak Azerbaycan’ın resmi sınırları içerisindeki topraklara da girmeye başlamıştı.

Azerbaycan Türkleri insani unsurları devreye sokarken, Ermeniler bu duruma karşılık İrevan (eski İrevan Hanlığı toprakları), Göyçe Mahalı ve Karabağ’ın farklı topraklarında yaşayan çok sayıda Azerbaycan Türk'ünü göçe zorladılar.

9 Ocak 1990’a gelindiğinde Ermeniler, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ topraklarında sözde bir devlet kurduklarını ilan ederek Ermenistan'a bağlandıklarını bildirdiler.

SSCB Başkanlık Divanı, 15 Ocak 1990 tarihli “Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi ve bazı bölgelerde olağanüstü hal ilan etme” kararı, özellikle de bu kararın 7. maddesinde Azerbaycan SSC Yüksek Sovyet’ine uygulamanın kapsamını Bakü ve Gence illerine genişletme önerisinde bulunması Azerbaycan halkı tarafından ciddi tepkiyle karşılanmıştı. Sovyet askerlerinin Bakü ve Gence’de OHAL kapsamında şehre asker sokacağının duyulması üzerine bu kararın ertesi günü 16 Ocak’ta Bakü’nün girişi araçların yollara çekilerek kapatılması girişiminde bulunuldu. Benzer girişim SSCB’nin Bakü içerisindeki askeri garnizonları önünde de yapıldı. Halk elindeki bütün araçlarla şehri adeta yeni bir Sovyet işgaline karşı korumaya çalışıyordu.

Dillerden “Ermeniler dışarı" haykırışları yükseliyordu.

Bu sırada Azerbaycan Halk Cephesi (AHC) yönetimi Moskova’nın 15 Ocak’ta aldığı kararın Azerbaycan halkına hakaret anlamına geldiğini ve kararın cumhuriyetin egemenliğine aykırı olduğunu ifade ederek Azerbaycan Yüksek Sovyet’ini 20 Ocak tarihine kadar olağanüstü toplantıya çağırdı. 17 Ocak’ta halka duyurulan bu çağrıda, ayrıca, barikatların kaldırılması ve şehirde olağanüstü hal uygulanmaya çalışılması durumunda karşı koymaması istendi. Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, SSCB Anayasası’nın 119. maddesini ve Azerbaycan SSC Anayasası’nın 71. maddesini ihlal ederek Bakü’de 20 Ocak tarihinden itibaren olağanüstü hal ilan edilmesi hususunda “kararname” imzaladığını açıkladı.

Bu olaydan 10 gün sonra 19 Ocak'ı 20 Ocak'a bağlayan gece, dönemin Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov'un emriyle Bakü'ye giren Sovyet tankları, acıları hala hafızalarda yaşayan bir katliam........

© Habererk