Savaş ya bitecek ya da yayılacak
Savaş çok kritik bir aşamada. Ya bitecek ya da yayılarak uzayacak ve doğal olarak daha yıkıcı olacak. Tarafların stratejileri ve pozisyonları gelişmelere bağlı olarak köklü değişikliklere uğradı. ABD’nin hedefi rejimi devirmekti. Bu mümkün olmazsa İran’ın nükleer silah ve uzun menzilli füze üretmekten ve Şii hilalinden vazgeçmesini sağlamaktı. İsrail’de bu hedeflerde mutabıktı. Farkı, çok riskli adımlar atmaya hazır olmasıydı.
ABD savaşın 26. günü itibariyle, nükleer silahlardan vazgeçmesi ve Hürmüz Boğazını açması karşılığında İran’la anlaşmaya ve yaptırımları kaldırmaya razı. Tel Aviv ikiye bölündü. Natenyahu ve ekibi bu şartlara razı değil. Rejimin devrilmeyeceğini görüyor olsalar da savaşı uzatıp İran’ı ayağa kalkamayacağı şekilde tahrip etmenin peşindeler. Handikapları füze, dron ve mühimmat stoklarının azalmış olması. ABD çekilirse İsrail savaşı sürdüremez.
Başlangıçta Natenyahu ile aynı çizgide olan çok sayıda asker, bürokrat ve siyasetçi bu stratejiden vazgeçtiler. Zira öngördüklerinden ve haziran ayındaki savaştan daha ağır darbeler aldılar. İsrail’in zayiatının açıklanandan birkaç kat yüksek olduğunda mutabakat var. İsrail her savaşta beyaz yakalılarının bir kısmını yitiriyor. Vasıflı vatandaşlar yurtdışına yerleşiyor. Sermaye bir daha dönmemek üzere gidiyor.
İran anlaşmazlığın görüşmeler yoluyla çözülmesi için elinden geleni yaptı. Bugünkünden daha fazla taviz vermeye hazırdı. Fakat kurt kuzuyu yemeye karar verdiğinden bu çabalar netice vermedi. Tahran bugün itibariyle psikolojik üstünlüğü ele geçirdi. Rejimin yıkılmayacağını herkes gördü. Tahran, Hürmüz Boğazını kontrolü altına aldı. İran, yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer silah üretmekten vazgeçebilir. Ama Şii hilali ve füze üretimi konusunda taviz vermemekte kararlı. Bilakis anlaşmayla müttefiklerini dokunulmaz kılmayı hedefliyor. İlaveten aldığı hasar karşılığında tazminat,........
