En büyük soygunda bilinmeyenler |
İstanbul’daki belediyelerde yapılan yolsuzlukların toplam tutarı çok yüksekti. Bu rekorun uzun yıllar kırılamayacağını düşünüyordum ki borsa soygunu patladı. Akıl almayacak bir yolsuzlukla karşı karşıyayız. Sıradan küçük bir lojistik şirketinin değeri suni olarak Koç grubunu geçmiş. Bir bürokrat, sadece Osman Nacar, yurtdışına 400 milyon dolar transfer etmiş. SPK’yı, Borsa İstanbul’u ve BDDK’yı yönetenler bunda hiçbir gariplik görmemişler. Mehmet Şimşek’in ilgililere bir sene önce gönderdiği uyarı mektuplarının dikkate alınmaması bu soygunun arkasında çok güçlü isimlerin olduğunu gösteriyor. Değerleri suni olarak yükseltilen şirketlerin sahip ve yöneticileri, bu işlemleri yapan fon şirketlerinin sahip ve yöneticileri, bu işlemlere göz yuman bürokratlar ve siyasetçiler, muhakkak cezalandırılmalı. Bu insanların mal varlıklarına el koyulmalı. Yurtdışına kaçanların ve çaldıkları paraları havale edenlerin peşine düşülmeli. Devletimiz bu konudan her geçen gün yetkinleşiyor. Bu soyguna katılanların yakalanmasına öncelik verilmeli ki ‘’yapanın yanına kar kalıyor’’ algısı oluşmasın. Fatma Betül Sayan ve eşi alım-satım işlemlerini kendi isimleriyle yapmışlar. Bu istisnadır. İnsanlar şaibeli ve sorunlu işleri kendi adlarıyla yapmazlar. Ya kendileriyle akrabalık ilişkisi olmayan güvendikleri isimlerin üzerinden ya da şirketler üzerinden yaparlar. Bu şirketleri kendi adlarına değil kamuoyunda tanınmayan, bilinmeyen isimlerin üzerlerine kurarlar. En profesyonel yöntem, yurtdışında ve yurtiçinde birbirlerinin sahibi olan zincir şirketler kurmak ve zincirin son halkasıyla işlem yapmaktır. Böylece iz kaybettirilir. Yani sadece SPK’daki listede yer alan şahısların, şirketlerin ve o şirketlerin sahiplerinin isimleriyle yetinilmemeli. Takasbank, Merkez Bankası, MASAK, Borsa........