FIFA Listesinde Yokuz, Peki Neredeyiz?

Bizim çocuklar 2026 Dünya Kupası’na gidiyor. Ay-yıldızlı forma yeniden dünyanın en büyük sahnesinde boy gösterecek. Tribünlerde heyecan, ekran başında milyonlar olacak. Ancak bu gurur tablosunun içinde dikkat çeken bir eksik var: Sahada düdük çalacak tek bir Türk hakem yok. İşte tam da bu noktada sormamız gereken soru şu: FIFA listesinde yokuz, peki biz gerçekten neredeyiz?

Bu durum tesadüf değil, uzun yıllardır biriken sorunların doğal sonucu. Süper Lig başta olmak üzere alt liglerde verilen hatalı ve tutarsız kararlar artık sıradanlaşmış durumda. Her hafta tartışılan pozisyonlar, standart eksikliği ve güven kaybı, Türk hakemliğini uluslararası arenadan uzaklaştırdı. Üstelik mesele yalnızca karar hataları da değil; fiziksel yeterlilik, oyun temposuna uyum ve psikolojik dayanıklılık gibi alanlarda da ciddi eksikler göze çarpıyor.

Ancak işin bir başka boyutu daha var: Sürekli değişen Merkez Hakem Kurulu (MHK). Neredeyse her sezon farklı bir yapı, farklı bir anlayış ve farklı kriterlerle yönetilen bir sistemden bahsediyoruz. Bu istikrarsızlık, hakemlerin gelişimini sekteye uğratıyor. Bir dönemin doğrusu, bir sonraki dönemde yanlış kabul ediliyor. Hakemler sahada neye göre karar vereceğini değil, kime göre karar vereceğini düşünmek zorunda kalıyor. Böyle bir ortamda ne güven inşa edilebilir ne de uluslararası standart yakalanabilir.

Uluslararası futbol artık çok daha hızlı, çok daha dinamik. FIFA ise bu tempoya ayak uydurabilen, hatayı minimuma indiren ve oyunu doğru okuyabilen hakemlerle çalışıyor. Türkiye’de ise aynı hataları yapan isimlerde ısrar edilmesi ve yönetimsel istikrarsızlık, sistemi daha da çıkmaza sürüklüyor. Bunun bedeli de ağır oluyor.

Ancak bu karanlık tablonun içinde önemli bir umut ışığı da var: Türk kadın hakemleri. FIFA kokartlı kadın hakemlerimiz, disiplinleri, fiziksel yeterlilikleri ve modern oyun anlayışlarıyla dikkat çekiyor. Uluslararası görevlerde kendilerini kanıtlayan bu isimler, aslında Türk hakemliğinin yeniden ayağa kalkması için büyük bir fırsat sunuyor.

Türk futbolu yeni bir sayfa açmak istiyorsa, cesur kararlar almak zorunda. Kadın hakemlerimize daha fazla güvenmek, onları vitrine çıkarmak ve uluslararası arenaya hazırlamak bu dönüşümün önemli bir parçası olabilir. Belki de çözüm, uzun süredir görmezden geldiğimiz bu potansiyelin içinde saklıdır.

Şimdi şapkayı önümüze koyup düşünmeliyiz; çünkü mesele sadece listede olmamak değil, o listeye neden giremediğimizi anlayamamak.


© Habererk