menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ülgener ve iktisadi çözülme

12 1
06.01.2026

Ülgener, dini zihniyet ile iktisat arasındaki ilişkiyi araştıran önemli bir isim. Çözülme devri iktisadını incelerken, bunun dini/tasavvufi zihniyetle ilişkisini sorgular. Dikkati, -toplumun üstünde- olan tabakadan çok tasavvuf kültüründen etkilenen halk -esnaf kesimine yöneliktir. Çünkü toplumun bu kesiminde dinin doktriner kurallarından daha etkili olan basit ve yumuşatılmış mistik-tasavvufi pratik ahlak normlarıdır. Şöyle der: kültür çevremiz olan Anadolu göz önüne alındığında, kütlenin dünya görüşü ve iktisat ahlakını şer'i kurallardan ziyade kütle ahlak ve itikatlarının -tasavvuf ve tarikat- adabının şekillendirdiği görülmektedir.(Ülgener,Zihniyet ve Din İslam,Tasavvuf ve İktisat Ahlakı,s.9)

Öyleyse yapılması gereken,tarihi süreç içerisinde değişen,dönüşen, farklılaşan tasavvuf ve tarikat adabının iktisadi hayat üzerindeki etkilerine bakmaktır.

Din sadece bir ibadetler,kurallar manzumesi değildir, aynı zamanda bir düşünme, anlama ve zihniyet biçimidir. Her din, yeni bir bakış ve hayatı kavrayış tarzı getirir. Bu parametreler üzerinden bir ahlak oluşturur.

Ülgener, önce kaderciliğe dikkat çeker, bunun İslam'ın getirdiği bir şey değil, çöl ve bozkır insanın eğip bükemediği tabiat zoru karşısında aczinin ifadesi olduğunu söyler.(s.10) İnsanın her güçlüğü aşamayacağı doğrudur, ancak -kaderciliği- yayarak hayat tarzı haline getirmenin sonucu pasifleşmek, sosyal hayata müdahaleyi bırakmaktır. Tasavvuf diliyle -zuhurata- tabi olmaktır.

Peki nedir iktisat ahlakı?

Ülgener iktisat ahlakını, dıştan hukuk ve şeriat hükümleri ile çerçevelenmiş kitabi kaideler bütünü veya din ulemasının farklı görüş ve içtihatlarının toplamı olarak görmez, ona göre iktisat ahlakı,insanın gündelik yaşayışında pratik değer ve tercih ölçülerine yönelik telkin ve motifler toplamıdır.(s.21) Bu tanımlamanın bize anlattığı, birçok yazımda ifade ettiğim gibi, din aslında onun ne dediğinden ziyade bizim ondan ne anladığımız ve hayata dair ne çıkardığımızdır. Din bir şey söyler, o bizim kültürümüze, gündelik hayatımıza inince özünü korumakla birlikte farklı bir renge bürünür. Bazen de -özünden uzak hatta tezat-noktalara savrulur.

Bu durumda sorulacak soru gündelik hayattaki bu telkin ve motiflerin tarihi süreç içinde geçirdiği değişim ve iktisadi hayata müspet........

© Habererk