Emevilerin yolunda... |
Taberi tarihinde Muaviye'ye isnat edilen bir söz var, şöyle diyor:" Saltanatımızla aramıza girmedikleri sürece insanların konuşmasına engel olmam." Yani yönetimimi eleştirmediğin, iktidarımı tehdit etmediğin müddetçe, istediğin kadar konuşabilirsin, aksi halde konuşamazsın,kırmızı çizgim iktidarıma göz koymamandır.
Bu anlayış tarih boyunca farklı tonlarda sürüp gitmiş, günümüze kadar gelmiştir.
Öyle ki, eleştiri ile ihanet neredeyse özdeş hale gelmiştir. Hoşa gitmeyen eleştirilerin -dış güçlerle- ilişkilendirilmesi, hakaret veya yanıltıcı bilgi kategorisine sokularak yargının konusu haline getirilmesi bu anlayışın günümüzdeki görünüşleridir.
Halbuki, demokrasi birazda eleştiridir, sözdür, toplumsal denetime açık olmaktır, keyfiliği muhalefet yoluyla dengelemektir, yanlışları hiç bir korku ve tereddüde düşmeden söyleyebilmektir. Bugün böyle bir iklim var mıdır? Yoktur!
Son yıllarda açılan davaların çoğu, "siz saltanatımızla aramıza nasıl girer, iktidarımızı elimizden almaya nasıl cüret edersiniz," davalarıdır. Bunun casusluk, rüşvet gibi ambalajlarla sunulması davaların arka planındaki gerçeği değiştirmiyor. Hele yolsuzluk, rüşvet iddiaları, boğazına kadar aynı suçlara bulaşmış olanların bu davaları meşrulaştırmak için sığınacakları son gerekçedir. 17/25 Aralık'ta........