Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı?
Yargının Kılıçdaroğlu'nu CHP genel başkanlığa iadesi -devlet aklı- ile pazarlanmaya, meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
Devlet,Türk kültüründe -kutsallaştırılmış- bir kavram. Böyle yapınca her hukuksuzluğun üstünü örteceklerini, toplumu en anti demokratik politikalara ikna edeceklerini sanıyorlar.
Demokrasilerde görünen aklın dışında devlete yön veren başka bir akıldan söz edilemez. Çünkü gizli, saklı, nerede ve kime ait olduğu belli olmayan bir akıl denetlenemez. Oysa demokrasi bir açıklık, denetlenebilirlik nizamıdır.Devlet sırları hariç, her şey vatandaşın gözü önünde konuşulur, karara bağlanır.
Eğer bu kavramdan kasıt, tarihi tecrübenin ve çağın şartlarının yoğurarak önümüze koyduğu akıl ise bu dahi toplumun ve hukukun denetimine tabidir. Sahibi belirsiz, gizliliğin kaftanı ile çekici hale getirilmiş bir akıl olmaz, öyle bir akıl yoktur.
Hele ucuz piyasa romanlarında toplumun gazını almak için üretilen aksaçlılar, gizemli kurullar tamamen hayal ürünü olan, vatandaşı toplumsal sorunlara dahil olmaktan uzak tutmak için uydurulmuş saçmalıklardır. Şunu amaçlıyorlar, istiyorlar ki, nasıl olsa memleketi düşünen çok kudretli, çok bilgili, çok akil insanlar var, bizim bu meselelerle uğraşmaya ihtiyacımız yok, diyelim. Bizim yerimize onlar........
