Şahit
İnsan; dinini, kimliğini, siyasi görüşünü, bağlı olduğu kişileri sorguladığında inancını kaybetmez. Aksine, neye ve neden inandığını öğrenir. Hakiki inanç, sorgulanmaktan korkan değil; sorgulandıkça kök salandır. Ne var ki sorgulamaktan uzaklaştığımızda, hakikati aramak yerine hüküm dağıtmaya başlıyoruz. Fakat zaman zaman öyle manzaralara şahit oluyoruz ki insanın aklı yoruluyor. Bir insan ölür ölmez, sanki göklerin anahtarı kendilerine teslim edilmiş gibi hüküm dağıtanlar görüyoruz. Daha dün aynı sofrada oturduğu, aynı havayı soluduğu insanı tek cümleyle harcamasına şahit oluyoruz. Oysa Kur’an’ın açık çağrısı ortadadır: “Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun. Bu, takvaya daha uygundur.” (Maide, 8) Demiyor mu ey inananlar? Öyleyse Allah adına hüküm dağıtmak, insanların akıbeti üzerine kesin hükümler vermek, birilerini cehenneme sevk........
