Nasıl bilirdiniz?
Ölümün olmadığı bir yer aradım…
Bir saç teli düştü yüzüme.
Hayat, bize en çok kayıplarla konuşmayı öğretiyor.
Oysa insan, kaybettiğinde anlıyor aslında var olmanın kıymetini.
Her giden, ardında doldurulamaz bir boşluk bırakıyor;
bize ise sadece sabırla susmak ve anılarla yaşamayı öğrenmek kalıyor.
Öleni iyi anmak önemlidir.
Çünkü ölüm, ardında kalanlara bırakılmış ağır bir emanettir.
İyi bilmek, iyi anmak;
o iz karşısında aldığın tavırdır.
Bizler, bir dal misali, köklerimizde kalan son umut damlasını korumaya çalışıyoruz.
bu gürültüye, bu hoyratlığa, bu kolay hükümlere
katlanmak mümkün değil.
“Hızla geçiyor” dediğimiz zamanlar var ya;
işte o anlarda bile saniyelerin nasıl ağırlaştığını........
