MÜNAFIK |
Ne zaman kelimelere sığmadık, yazıya sığındık. Bazı hakikatler, yüz yüze bakarken söylenemiyor. Çünkü bazı suskunluklar, en çok bağıran cümlelerden daha ağır. Bir hikâye anlatayım. Köyün birinde bir horoz vardı. En yüksek yere çıkar, her sabah gün ağarmaya yakın öterdi. Sanki sabahı o doğuruyordu. Göğsü kabarık, sesi gür: “Ben olmasam sabah olmaz!” Ama bir şey gözden kaçmıyordu. Bu horoz sadece güvende hissettiği anlarda öterdi. Karanlık tam çökmüşken değil, tehlike yokken, ortam sakinken… ses verirdi. Fırtına çıktığında susar, belirsizlik olduğunda geri çekilir, risk sezdiğinde görünmez olurdu. Yani cesareti… şartlara bağlıydı. Bir gün köye bir tilki geldi. Sessiz, sabırlı,........