Koltuk Gitti,Ama...
Biz ne zaman doğruyu söyleyenlerden endişe etmeye, susanlardan ise emin olmaya başladık?
Galiba en büyük kırılmayı, haksızlığa uğrayanın değil; haksızlığı dile getirenin sorgulandığı gün yaşadık.
Çünkü uzun zamandır bu memlekette insanlar, yapılan yanlıştan çok o yanlışı yüksek sesle söylemenin bedelini hesaplıyor. Koltuğunu korumak, ilkesini korumaktan; susmak, konuşmaktan; uyum sağlamak ise doğruyu savunmaktan daha makul görülüyor. Hâl böyle olunca da adaletin yerini alışkanlık, liyakatin yerini aidiyet, hakkın yerini ise güç ilişkileri almaya başlıyor.
İşte film de tam burada kopuyor.
Tam da böyle bir zamanda, bir okul müdürü çıktı ve bize uzun süredir unuttuğumuz bir gerçeği yeniden hatırlattı: Bazı insanlar makamları sayesinde onurlu olmaz; onurları sayesinde makamlarına değer katarlar.
Yıllarca emek verdiği, başarılarıyla örnek gösterilen bir eğitim kurumunda yaşandığını ifade ettiği sürece sessiz kalmayı tercih etmedi.........
