İki savaş birleşiyor mu? |
İki savaşın birleştiğini söylemek için henüz erken. Ama savaşların giderek iç içe geçtiği muhakkak. İran Rusya’nın müttefiki olduğundan ve Rusya savaşın ilk yıllarında Ukrayna’ya en büyük hasarı İran’dan temin ettiği ucuz ve tek kullanımlık kamikaze dronlarla verdiğinden, bu iç içe geçiş öngörülebilecek bir gelişme.
İran Hürmüz Boğazını kapattığında Amerika’nın ilk tepkilerinden biri, Rusya’ya petrol ve gaz konusunda uygulanan yaptırımları hafifletmek ve Hindistan’a Rusya’dan petrol alma izni vermek oldu. Hindistan Rusya’nın Çin’den sonraki en büyük müşterisiydi. Rusya petrol ihracatının %25-30 kadarını Hindistan’a yapıyordu. Kasımda açıklanan yaptırım paketinden sonra Hindistan Rusya’dan petrol almayı durdurmuştu.
Rusya’nın üçüncü büyük müşterisi olan Türkiye’de Tayyip Beyin ABD seyahatinden sonra petrol alımını kademeli olarak azaltıyordu. Savaş başlayınca Türkiye bu politikasını değiştirerek eski hacimlerde alım yapmaya başladı. Körfez petrolünün en büyük alıcısı olan Çin’de açığını kapatmak için Rusya’dan tedarik ettiği hacmi arttırınca Rusya, Hürmüz Boğazı kapalı olduğundan, daha yüksek fiyatlarla daha fazla petrol ihraç etmeye başladı.
Rusya’nın petrol gelirleri, İran savaşının başlamasından sonra, fiyatlardaki dalgalanmalara göre değişmekle birlikte günlük 500 milyon dolar ile 1 milyar dolar arasında arttı. Savaş İran’a yıkım getirirken ekonomik açıdan darboğazda olan Rusya’ya nefes aldırdı. Kaldı ki AB Konseyi, Orban iktidardan düşünce, Macaristan’ın vetosu nedeniyle hayata geçiremediği yeni yaptırımları onayladı. Ukrayna’ya 90 milyar dolar tahsis etti. Bu gelişme nedeniyle Rusya’nın elde ettiği ekstra gelir daha da kritik hale geldi.
Rusya savaş başladığından beri İran’a Hazar üzerinden silah, mühimmat ve temel ihtiyaç maddeleri sevk ediyor. ABD ve İsrail, İran’ı rahatlatan bu irtibatı kesmek için, İran’ın Hazar donanmasını imha etti. Moskova bu hamleye sevkiyatları Rus gemileriyle yaparak cevap verdi.
Rusya’nın İran savaşının bitmemesi için gayret göstereceğini söylemek ileri bir yorum olur. Bununla beraber savaşın bitmesi için çok istekli olmayacağı da ortada. İran savaşı sürdüğü sürece Rusya daha fazla kazanacak. Orduya ve cepheye daha çok kaynak aktaracak. Savaş nedeniyle bunalan halkını ekonomik olarak rahatlatacak. Tahran ise Rusya-Ukrayna savaşının bitmesini ister. Zira bu durumda Rusya İran’a yaptığı silah ve mühimmat sevkiyatını artırabilir.
Körfez savaşı başlayınca hiç beklenmeyen bir gelişme oldu. Zelenski Körfez ülkelerini ziyaret ederek savaşta geliştirdikleri ve Rusya’ya yıkım getiren silah sistemlerini tanıttı. Ukrayna SSCB döneminde silah üretim merkeziydi. Bu pozisyonunu bağımsızlıktan sonrada korudu. Savaş uçağı, tank, füze ve motor üretebilen sayılı ülkelerden biriydi. Öyle ki Rusya’nın bombaladığı ilk yerlerden biri motor fabrikası olmasaydı, Türkiye uçak motoru ihtiyacını Ukrayna’dan giderecekti.
Ukrayna savunma sanayindeki altyapısının ve Bayraktarla yaptığı teknoloji transferi de içeren anlaşmanın sayesinde özellikle ucuz ve tek kullanımlık dron ve dronlara karşı savunma sistemleri üretiminde uzmanlaştı. 2025 senesinde üç milyon adet dron üretmiş ki bu inanılmaz bir rakam. Ukrayna’nın dronlara karşı geliştirdiği savunma sistemi, Rusya’nın kullandığı, İran menşeili kamikazeleri engellemekte başarılı.
Zelenski’nin seyahatinden sonra savunma sistemini Körfez ülkelerine kurmak üzere gelen teknik ekip İran tarafından öldürüldü. Akabinde ateşkes ilan edildi. Bununla beraber Ukrayna bahse konu sistemi kuruyor. Zelenski’nin 5 Nisan’da Fidan’la birlikte Şam’a gerçekleştirdiği seyahatin amacı da bu sistemin Suriye’de de aktife edilmesiydi. İran savaş sırasında Suriye’ye füze atmadı. Suriye’de topraklarının İran’a karşı kullanılmasına izin vermedi. Bununla beraber Suriye’nin ifade edilmese de iki düşmanı var: İran ve İsrail. Bu sistemin ‘’İran’a karşı kuruluyor’’ görüntüsü altında İsrail’e karşı kurulduğunu düşünüyorum.
Ukrayna açısından en iyi çözüm, Hürmüz Boğazının açılması ama Körfezdeki gerginliğin devam etmesi. Bu durumda petrol ve gaz fiyatları düşer. Yani Rusya’nın gelirleri ve Ukrayna’nın giderleri azalır. Gerginlik sürdüğü için de Körfez devletlerine yüklü miktarda dron ve dron önleyici sistem satar.
İsrail Rusya-Ukrayna savaşının bitmesini, Rusya İran’a silah ve mühimmat sevkiyatını artıracağından istemez. ABD İran savaşı bitmediği sürece İsrail’le aynı çizgide olacaktır. Ama Beyaz Saray, İran savaşı bittiğinde, Rusya-Ukrayna savaşını Rusya’yı nötr pozisyona çekerek bitirmeye odaklanacaktır.
ABD dünyanın birinci, Rusya üçüncü güçlü ülkesi. İsrail bu ölçekte bir devlet değil ama lobisi sayesinde dünya sathında etkili. Bu devletlerin savaşların birine dahil olmaları ve diğer savaşta taraflardan birini desteklemeleri iki savaşı birbirine bağlıyor. Savaş Ukrayna’ya yıkım getirdi ama Rusya isteklerini elde edemedi. İran meydana gelen hasarlar nedeniyle belki yirmi yıl geriye gitti ama teslim olmadı yani ABD ve İsrail hedeflerine ulaşamadı.
Tablo buyken yani taraflardan birinin zafer kazanması mümkün gözükmezken ve savaşlarda ki gelişmeler birbirini etkiliyorken ufukta barış gözükmüyor. Rusya-Ukrayna harbinin düşük yoğunluklu olarak devam etmesi ve Körfez Harbinin Hürmüz Boğazının açılmasını öngören geçici bir ateşkesle gerilime yani sinir harbine dönüşmesi baskın ihtimal. Biz sadece savaşan ana tarafları ele aldık, bu savaşlarda İngiltere, AB ve Körfez ülkeleri de belirleyiciler, onlara rağmen bir şey olmaz.
Hesap, kitap yapmadan gelir, gider boyutlarına bakmadan her iki cephede de barış isteyen, barış için elinden geleni yapan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Gerçi savaşan taraflar dışında her iki savaştan da en çok zarar gören, barıştan en çok istifade edecek olan ülkelerin başında biz varız. Eğer İran Hürmüz Boğazındaki geçişlerden ücret almaya hak kazanırsa, bu İstanbul ve Çanakkale boğazlarına emsal olur. İran telaffuz ettiği rakamların yarısını dahi almayı başarsa, her yıl turizm ve yurtdışı müteahhitlik gelirlerine benzer tutarlarda ekstra gelir elde ederiz.