menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

FETÖ'nün kasetçi ruhu Uşak Belediye Başkanı'nın Ankara'da gözaltında orada dolaşıyordu

19 0
27.03.2026

“Kapıyı kapamayın” diyen polis, AKP’den, Saray’dan gelen “görüntü çek, servis et” talimatıyla o otele gitmiştir.

FETÖ’nün kaset kumpas ruhu, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın Ankara’daki otel odasında dolaşıyordu. 

Rüşvet operasyonu bahanesiyle kapıyı aralık bıraktırıp, yanında 21 yaşındaki belediye çalışanıyla yakalanan bir belediye başkanının görüntüsünü servis etmek… Bu tam da FETÖ zihniyetinin ta kendisi. Özel yetkili savcılıklar kalktı diye sevinmiştik; meğer yeraltına çekilmiş, zamanı gelince yeniden devreye sokulmak üzere bekletiliyormuş.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinasyonunda Uşak, Ankara ve Kocaeli’de eş zamanlı baskınlar, ihale yolsuzluğu iddiaları… Ama asıl mesele o “kapıyı kapamayın” talimatı.

Çünkü görüntü lazım. Çünkü kamuoyu linçi lazım. Çünkü muhalefet belediyesini “ahlaksız” diye damgalamak lazım...

Bir tane AKP’li büyükşehir belediye başkanının “yasak aşk” skandalını unuttunuz mu? Özel Kalem Müdürüyle yaşanan o müstehcen yazışmalar, 192 sayfalık mesajlaşmalar, gece 02.50’de gönderilen fotoğraflar, “o dudaklarını yerim” türü ifadeler…

Kızı C.S., 22 yaşındaki hukuk öğrencisi, Kamu Başdenetçisi’nin önünde annesiyle başkan arasındaki ilişkiyi, tehdidi, şantajı, yeşil pasaport furyasını, sahte başkan yardımcılığı kadrosunu tek tek anlattı.

Mahkemeye deliller girdi, disiplin kuruluna sevk edildi, kesin ihraç istendi.

Peki o günlerde nerede idi o “kapıyı kapamayın”cı polisler? Nerede idi o görüntü servis eden medya? Nerede idi o “ahlak bekçisi” AKP sözcüleri?

Sesiniz çıkmadı. Çünkü bu sefer kendi başkanınız söz konusuydu. Çünkü “bizimkisi” olunca kapıyı kapatmak, perdeleri indirmek, dosyayı rafa kaldırmak en kolayıydı.

Biz mi diyelim size? Siz sesinizi AKP’ye çıkarmadınız!

Ankara'da CHP’li bir belediye başkanı otel odasında yakalanıyor, yanındaki genç kadınla birlikte görüntüleri servis ediliyor ve “kumpas” diye bağırıyoruz. Haklıyız da. Ama o büyükşehirde AKP’li başkanın yasak aşkı, müstehcen mesajları, belediye kaynaklarını sevgilisine aktardığı iddiaları ortaya dökülüyor; siz “özel hayat” deyip geçiştiriyorsunuz.

Aynı mantıkla: “Kapıyı kapamayın” talimatı sadece muhalefete mi veriliyor?

FETÖ ruhu sadece CHP’lileri mi hedef alıyor? Yoksa sizinkiler “içimizden” olduğu için mi dokunulmaz hale geliyor? Bu ülkede adalet bir tarafa, ahlak da bir tarafa çekiliyor. Rüşvet operasyonu yapılırken kapıyı aralık bıraktırıp görüntü çeken zihniyet, kendi belediye başkanının etik dışı ilişkisini “şantaj” diye geçiştiriyor. FETÖ kumpası diyorsak, asıl kumpas bu ikiyüzlülüktür. Bir tarafta “devlet ciddiyeti” diye kürsülerden nutuk atılıyor, diğer tarafta kendi başkanlarının mesajlaşmalarını mahkemeye sunmak zorunda kalıyorlar.

"Kapıyı kapamayın" demişler Ankara'da…

Ama o büyükşehirde kendi skandallarının kapısını sıkı sıkıya kapatmışlar. Biz bunu mu diyelim? Siz sesinizi AKP’ye çıkarmadınız. Çıkarmadığınız için de bugün herkesin gözü o aralık kapıda. Çünkü millet artık biliyor: Aynı terazinin iki kefesi yok.

Bir kefede muhalefet, öbür kefede “bizimkiler” var.

Adaletin terazisi değil bu; Saray’ın terazisi.


© Habererk