Bazı okurlarım soruyor. ‘Neden İran’ı destekliyorsun’ |
Mesele bir devleti körü körüne savunmak değildir. Mesele bölgenin gerçeğini görmek meselesidir.
Dünyada Türkiye’den sonra en kalabalık Türk nüfusu İran’da yaşamaktadır. Bugün o topraklara yağan bombaların yarısı aslında soydaşlarımızın yaşadığı şehirlerin üzerine düşmektedir. Bu gerçeği görmeden yapılan eleştiriler eksik kalır.
İran, coğrafya itibarıyla Türkiye için adeta bir ön hat, bir ileri karakol gibidir. Eğer İran düşerse, hedef tahtasına konulacak ülkelerden birinin Türkiye olacağını görmek için kâhin olmaya gerek yoktur.
Doğrudur; tarih boyunca Türkiye ile İran arasında rekabet olmuştur. Ama bugün mesele rekabet değil, aynı coğrafyanın kaderini paylaşan iki ülkenin akıl ve sağduyu ile hareket etmesidir. Belki de artık rakip olmanın değil, ekip olmanın zamanıdır.
Unutulmamalıdır ki bir ülkenin topraklarına yapılan saldırı, onun egemenlik haklarına yapılmış bir saldırıdır. Bombalar yalnızca askeri hedefleri değil, sivilleri ve masum insanları da vuruyorsa ortada tartışılması gereken ciddi bir vicdan meselesi vardır.
Benim söylediğim şudur:
Bir ülkeyi eleştirebiliriz. Ama egemenliğine yapılan saldırıyı, sivillerin ölmesini ve bölgenin ateşe atılmasını alkışlayamayız.
Mesele İran meselesi değil; mesele adalet, vicdan ve bölgenin geleceğidir.