Ülkücü kuşaklar ve dönüşümü |
Bence: ÜLKÜCÜLÜĞÜN SOSYOLOJİK KUŞAKLARA GÖRE DÖNÜŞÜMÜ
Baştan bence diyerek; Bir Dava Hareketinin Zaman İçindeki Değişimi ve Sürekliliğinin çok kısa bir özetini arz ediyorum. Herkesin bu konuda bir düşüncesi ve özeti olacağını biliyor ve baştan kabul etmiş oluyorum.
DEĞİŞEN KUŞAKLAR, SÜREN ÜLKÜ:
Ülkücülük, Türkiye’de yalnızca belirli bir dönemin siyasal refleksi değil; farklı tarihsel şartlar altında yeniden biçimlenen, fakat özünü muhafaza eden süreklilik arz eden bir dava hareketidir. Her kuşak, ülkücülüğü kendi sosyolojik şartları, tehdit algıları ve imkânları doğrultusunda yeniden yorumlamış; ancak “devlet, millet, iman ve ülkü” ekseni korunmuştur.
Bu bölümde ülkücülüğün kuşaklar arası dönüşümü; 1960’lardan günümüze, sosyolojik kırılma noktaları esas alınarak kendimce ele aldım.
1. BİRİNCİ KUŞAK (1960–1980)
Kurucu ve Fedakâr Kuşak – “Aksiyon ve Bedel Dönemi”
Bu kuşak, ülkücülüğün kurucu çekirdeğini oluşturur.
Sağ–sol ideolojik kamplaşma
Devletin zayıfladığı algısı
Sokak hâkimiyeti ve fiili mücadele
Siyasetten önce varoluş mücadelesi verir
Bedel ödemeyi kutsal kabul eder
Şehadet ve fedakârlık kavramlarını merkeze alır
Kırsal ve taşra kökenli
Kolektif aidiyeti bireyselliğin önünde tutan
Bu kuşak için ülkücülük:
“Yaşam........