Suriye sahasında güç dengeleri ve stratejik yönelimler

Suriye krizi, on yılı aşkın süredir devam eden çok katmanlı bir çatışma alanı olarak, yalnızca bir iç savaş olmanın ötesine geçmiş; küresel güç mücadelesinin, bölgesel güvenlik kaygılarının ve jeopolitik rekabetin kesiştiği bir merkez hâline gelmiştir. Bu yazımda sahadaki güncel askeri ve siyasi gelişmeleri; küresel ve bölgesel aktörlerin çıkarları, stratejik hedefleri ve güç projeksiyonları çerçevesinde ele alarak, özellikle Türkiye ve Suriye’nin pozisyonlarını analiz etmeyi amaçlamaktadır.

KÜRESEL AKTÖRLERİN STRATEJİK HEDEFLERİ

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)

ABD’nin Suriye stratejisi, doğrudan rejim değişikliğinden ziyade;

İran’ın bölgesel nüfuzunu sınırlamak,

İsrail’in güvenliğini garanti altına almak,

Enerji kaynakları ve ulaşım hatları üzerinde dolaylı denetim sağlamak üzerine kuruludur.

Bu bağlamda PKK/SDG yapılanması, ABD açısından sahada “düşük maliyetli bir vekil güç” işlevi görmektedir. Ancak Washington’un uzun vadeli ve kalıcı bir devletleşme hedefini desteklemediği, sahadaki gelişmelere göre pozisyonunu esnek biçimde güncellediği görülmektedir.

Rusya Federasyonu

Rusya, Suriye’deki askeri ve diplomatik varlığını;

Doğu Akdeniz’de kalıcı askeri üsler elde etmek,

Çok kutuplu dünya düzeninde ABD hegemonyasına meydan okumak,

Devlet egemenliği ve toprak bütünlüğü ilkelerini korumak amacıyla sürdürmektedir.

Bu nedenle Moskova, Suriye merkezi yönetiminin ülke genelinde kontrol sağlamasını stratejik bir öncelik olarak görmektedir. PKK/SDG benzeri yapıların kalıcı otonom yapılara dönüşmesine mesafeli yaklaşmaktadır.

Çin Halk Cumhuriyeti

Çin’in Suriye politikası daha dolaylı ve uzun vadelidir.

“Kuşak ve Yol........

© Habererk