Irkçılık ve kavmiyetçilik: İnsanlık onuruna yönelik bir sapma
İnsanlık tarihi, bir yandan ilim, medeniyet ve ahlâkî yükseliş örnekleriyle; diğer yandan ayrımcılık, tahakküm ve zulüm pratikleriyle şekillenmiştir.
Bu olumsuz pratiklerin başında ırkçılık ve kavmiyetçilik gelir. Her iki anlayış da insanı; aklı, ahlâkı ve şahsiyetiyle değil, doğuştan gelen biyolojik ya da etnik özellikleriyle değerlendiren sığ ve tehlikeli yaklaşımlardır.
Irkçılık Nedir?
Irkçılık, bir ırkın diğer ırklardan üstün olduğu iddiasına dayanan; bu iddiayı siyasî, sosyal, hukukî ve kültürel alanlara taşıyan ayrımcı bir ideolojidir. Irkçılık, insanı eşref-i mahlûkat olarak değil, biyolojik bir sınıflandırma nesnesi olarak görür.
Irkçılığın temel varsayımları şunlardır:
İnsanlar doğuştan eşit
değildir.
Bazı ırklar yönetmeye, bazıları yönetilmeye “mahkûmdur”.
Ahlâk, akıl ve medeniyet biyolojiyle belirlenir.
Bu anlayış; sömürgecilikten köleliğe, soykırımlardan sapık rejimlerine kadar pek çok insanlık suçunun ideolojik zeminini oluşturmuştur.
Kavmiyetçilik Nedir?
Kavmiyetçilik, bir kavmi, etnik grubu ya da soyu; hak ve adalet ölçülerinin üstüne çıkaran, onu mutlak doğru ve üstün kabul eden anlayıştır.
Irkçılıktan farkı, her zaman biyolojik........
