menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Timur’un filleri

27 0
26.07.2026

Üçüncü Osmanlı Padişahı Murat Hüdavendigar’ın oğluydu. 1360 yılında Edirne’de doğdu.  21 yaşına geldiğinde Germiyanoğlu Süleyman Şahın kızı Devlet Hatun’la evlendi. Bu evlilikle birlikte Germiyan topraklarının önemli kısmı Osmanlıya çeyiz olarak verildi. Küçük yaşlardan itibaren hem idari hem askeri açıdan çok iyi eğitim aldı. Eskişehir ve Kütahya’da sancak beyliği yaptı. Anadolu ve Rumeli’deki seferlerin birçoğuna katıldı.

Şehzadelik yıllarının son seferi Kosova Meydan Muharebesiydi. Merkezinde Padişahın, sol kanadında kardeşi Yakup Beyin bulunduğu saf düzeninde ordunun sağ kanadına liderlik etti. Muharebenin ilk saatlerinde Yakup Beyin, düşman baskısıyla geri çekilmeye başlaması üzerine inanılmaz bir cesaret ve süratle cenk meydanını boydan boya aşıp yardımına koştu. Düşmanı dağıttıktan sonra aynı süratle yerine döndü. Bu hareket, kendisine “Yıldırım” unvanını kazandırırken zaferin kazanılmasında büyük rol oynadı.

Zaferden sonra Murat Hüdavendigar savaş alanını dolaşırken bir Sırp askeri tarafından öldürüldü. Savaşta gösterdiği başarının da etkisiyle olsa gerek ordu ve devlet erkânı onun etrafında kenetlendi. 29 yaşında, “Yıldırım Beyazıt” namıyla Osmanlı tahtına oturdu.

Padişahlığı on üç sene sürdü. Bu kısa sürede büyük işler yaptı. Bu işlerin en önemlisi Anadolu birliğinin yeniden sağlanmasıydı. Zira Murat Hüdavendigar’ın şehit olduğu haberinin duyulmasıyla birlikte Anadolu yeniden karışmış, başlarını Karaman hükümetinin çektiği beylikler dört bir tarafta istiklallerini ilan etmişlerdi.

Kosova dönüşü hiç beklemeden Anadolu seferine çıktı. Saruhan, Aydın, Germiyan, Menteşe, Candaroğlu,  Hamit ve Teke beyliklerini zapt etti.

Sonrasında yönünü yeniden Batıya çevirdi. Rumeli’nin kuzey ve kuzey batı hudutları boyunca dört kol üzerinden Balkanlara aktı. Bir kol Bosna üzerine yürürken diğer üç kol da Macaristan taraflarına aktı. Bulgar Krallığını ortadan kaldırdı. Eflak kuvvetlerini yendi. Sırp krallığını fidyeye bağladı.  Selanik’i, İşkodra’yı aldı. Bizans’ın fethi en büyük hayaliydi. Üç kez muhasara etti. Boğaz kontrolünü sağlamak için Anadolu Hisarını yaptırdı. Bizans içinde Müslüman bir mahalle oluşturulması, cami yapılması, mahkeme kurulup kadı atanması gibi önemli kazanımlar sağladı.

Kuşatmadan bunalan Bizans İmparatoru II. Emanuel, çareyi Papa’ya müracaat etmekte buldu.  “Türkler kapımıza dayandı” diyerek yardım istedi. Papalık zaten diken üstündeydi. Tuna boylarına ve Macaristan hudutlarına dayanan Osmanlı tehdidi Bizans’tan yükselen yardım çığlığıyla birleşince Papa IX. Bonifacius harekete geçti. Yeni bir Haçlı ordusu kurulması için Hristiyan dünyasını ayağa kaldırdı.  

Rodos şövalyeleri, Macarlar, Fransızlar, İngilizler, İskoçyalılar, Almanlar, Polonyalılar, Bohemyalılar, Avusturyalılar, İtalyanlar, Belçikalılar, Venedikliler, Hırvatlar, Ulahlar... Kıta Avrupası’nın neredeyse tüm milletleri Papa’nın bu çağrısına kulak verdiler.  130 bini aşkın Haçlı ordusu bütün azametiyle Osmanlı üzerine........

© Haber7