Mehmet Yakup ve siyah poşetlik fikirleri!

Mehmet Yakup Yılmaz!..

Hala “devrim” hülyaları gören “Marksist” eskisi bir köşe yazarı.

Radikal, Fanatik ve Posta'nın yanı sıra birçok gazete ve derginin kuruluşunda rol aldı.

Bir neslin ahlakını bozan “Erkekçe” adlı rezil derginin “yazı işleri müdürlüğü”nü yaptı.

Ardından ona rakip olarak piyasaya sürülen benzer içerikteki “Playmen”i çıkardı.

Çıplak veya yarı çıplak kadın fotoğrafları ile aylık “kapak kızı” veya “tablo kızlar”bölümleri yer alan bu “siyah poşetlik” dergiyle resmen toplumun ahlakını törpüledi.

1980’lere ve 90’lara damgasını vuran bu muzır neşriyatlardan bahsederken;

“Turgut Özal, başbakandı. O zamanlar küçükleri muzır neşriyattan koruma kanunu çıktı ve dergiler poşete girdi. Bugünün erkek dergilerine baktığımızda, onların yanında çocuk dergisi gibi kalıyor” diyerek, ne kadar rezil dergiler çıkardığını bizzat kabul etti.

Yıllarca “soft-porno” olarak bilinen dergiler çıkaran ve “aşk uzmanı” sıfatıyla anılan bu arkadaş, ardından kartel gazetelerinde kaleme aldığı yazılarla “âleme nizam” vermeye kalkıştı.

Haftanın beş günü “gericiler”, “cumhuriyet düşmanları”, “irtica”, “türbancılar” şeklinde, 28 Şubat’ın karanlık ruhuna uygun yazılar yazıp, kalan günlerde; “aşk” ve “kadın” gibi konularda kalem oynattı.

Nisan 2012’de,

İskoçya’ya gerçekleştirdiği bir gezisinde “İskoç eteği” giydiği için ismi “Etekli Yakup”a çıktı.

Yöneticilik yaptığı gazetelerin manşetlerinden yayınlanan “asparagas” haberlere sahip çıkmakla tanınan Mehmet Yakup Yılmaz, özellikle AK Parti iktidarına karşı iflah olmaz bir muhalif tavır takındı.

Sütununda ele aldığı konuların neredeyse tamamı, AK Parti’yi kötülemekten öte gitmiyordu.

2006 yılında, o dönem “Başbakan” sıfatıyla Ürdün’ü ziyaret eden Başkan Erdoğan’ın burada yaptığı konuşmaya “besmele” ile başlamasını, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na yakıştıramadığını söyleyerek;

“Laik ülkenin Başbakanı gibi konuşmak çok mu zor?” şeklinde saçma bir sitemde bulundu.

Yetmedi!.

O dönem…

İsrail Meclisi Knesset’te yaptığı konuşmayı İbranice “şalom” (barış-selam) ve “todah rabah” (teşekkür) sözleriyle bitiren ve Siyonist parlamenterlerce ayakta alkışlanan dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e tek kelime etmediği halde…

Konuşmasına “Besmele” ile başlayan........

© Haber7