We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bekleyen Türkiye’den Beklenen Türkiye’ye...

14 1 0
17.01.2020

Türkiye, coğrafî haritaları çizen değil, gönül haritalarını belirleyen bir ülkedir. Dün böyleydi, yarın da böyle olmak zorunda. Bir akıncı. Bir alperen. İnsanları, zamanları aşan, yürek ülkesine çağıran bir yürek ülkesi...

Beklenen Türkiye bu!

Beklenen bu.

Gelecek olan bu.

Gelecek bu.

ÇAĞRILAN, PRANGALARI KIRACAK, ÇAĞRISINI YAPACAK...

Libya’daki millî mutabakat hükümeti’nin resmen Türkiye’yi davet etmesi, son derece manidardır.

Türkiye’nin “çağrılan” olması çok anlamlıdır.

Emperyalist ülkelerden birinin, ne bileyim, Amerika’nın, Fransa’nın veya İtalya’nın değil de Türkiye’nin çağrılmış olması, tarihin yeniden harekete geçmesi, Türkiye’nin tarihin önünde sürüklenen bir figürandan tarihi sürükleyen bir aktöre dönüşmesi midir?

Böylesi bir yorum, aceleci bir yorum olur. En azından şu an, şu şartlarda.

Ama bir şey kesin: Türkiye’nin “kurtarıcı” olarak “çağrılan” bir ülke olması, yüzyıllık parantezin delinmesidir.

Nihayet yani!

‘Türkiye, Türkiye’den büyüktür’ bilincine, ufkuna ulaşılmasıdır. Türkiye’yi, bu ülkenin ve insanının medeniyet ufkunu reddedip Anadolu Yarımadasına hapseden ufuksuzluğa son verilmesi, ufkumuzun bütün medeniyet coğrafyamıza yayılmasıdır.

Fiilen.

Dün sadece bilkuvve bir medeniyet ufkunun coğrafyamıza yayılmasından söz ediyorduk. Ama bugün bu bilkuvve, bilfiil hâle dönüşmüş oldu........

© Haber7