We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Devlet ve yeni güvenlik riskleri

6 1 16
26.08.2021


Görünen o ki, önümüzdeki yıllarda iklim değişikliği kaynaklı doğal afetler hız kesmeden devam edecek. Yaklaşık iki yıldan bu yana tüm devlet mekanizması, durup dinlenmeksizin bu doğal afetlerin tesirinin ortadan kaldırılması ile alakalı cansiparane bir gayret içinde.
Peki bu gayret ve çaba nereye kadar bu şekilde devam edebilir?
Bu konuda ileriye dönük hangi tedbirler alınabilir?
Acaba ‘Zorunlu Deprem Sigortası’ diye bilinen DASK’ın kapsamında bir genişleme yapılamaz mı?

DASK

DASK kurulduğu 27 Eylül 2000 tarihinden bu yana çok büyük atılımlar gerçekleştirerek bugünlere kadar geldi. 2020 yılı itibarıyla doğal afet sigortalar kurumu olarak DASK’ın toplam hasar ödeme gücü, kurum fonları ve reasürans kapasitesi ile beraber 40 milyar TL civarına ulaşmış durumdadır.
Maddi kapasitesinin dışında DASK, artık ulusal adres veri tabanı (UAVT) ile uyumlu çalışabilen ve tapu kayıtları ile sistem entegrasyonunu tamamlamış bir organizasyon. Ayrıca doğal afetlerde son derece önemli olan harita tabanlı afet destek yapısını da hâlihazırda oluşturmuş bir kurum.
Hoş, hâlâ oturulan konutların sadece yaklaşık 10 milyonunun DASK kapsamında olduğu dikkate alındığında, tehlikenin boyutunu çok net görebiliyoruz. Toplum olarak afetler başa geldiğinde devletin yanımızda olduğunu görmek, vatandaşlar olarak elbette hepimizin hakkı. Lakin bu konular artık devletlerin kaldırabileceği boyutun dışına taşmakta.
DASK kapsamındaki 10 milyon civarındaki sigortalı konutun, bölgelere göre dağılımına baktığımızda karşımızda ürküten bir tablo var.
Marmara Bölgesi’ndeki 6 milyon konutun 2’si sigorta kapsamı dışında. Yine bu bölgenin ve Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’daki 3.682.000 konutun yaklaşık 3’ü sigorta kapsamı dışında. Olası bir büyük depremde,........

© Haber7


Get it on Google Play