We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Çakallar sahipsiz kuzuları çok sever

7 2 0
22.07.2021


Bir önceki yazımda Kıbrıs konusunda atılacak taşların hedefini bulacağı ve bölgedeki çakalları rahatsız edeceğini yazmıştım.
Zira; “Çakallar kuzunun bol olduğu yerleri değil, sahipsiz kaldığı yerleri severler.”
Buradan hareketle, sahipsiz toprakları da çok sevdiklerini söyleyebiliriz.
Biz coğrafyada kendi haklarımızı sahiplendikçe, AB ve ABD başta olmak üzere İsrail’den de tepkiler gelmeye devam ediyor.

Acıkınca putlarını yiyen putperestler misali...

Burada zaten defalarca anlatılmış konuları tekrar ederek gazetede bana tahsis edilen köşemi zayi etmek istemiyorum, lakin AB ve İsrail’in acıktığında kendi putlarını yemekten asla geri durmadıklarını da bilelim.
AB, sadece Zürih ve Londra’da imza altına alınmış hakikatleri çiğnemedi, aynı zamanda AB’nin en temel ilkelerini dahi ayaklar altına alarak Rum tarafını birliğe dâhil etti.
11 Şubat 1959 yılında Zürih’te imzalanan anlaşma metninin birinci maddesi “Kıbrıs Cumhuriyeti, kendi bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve güvenliğini devam ettirmeyi ve anayasaya saygıyı güven altına almayı üstlenir (taahhüt eder).
Kıbrıs Cumhuriyeti, ayrıca tümüyle veya bir bölümüyle herhangi bir devlet ile hiçbir şekilde siyasi veya ekonomik bütünleşmeye girmeyeceğini taahhüt eder. (Sorumluluğunu yüklenir)
Kıbrıs Cumhuriyeti, bu maksatla adanın gerek birleşmesini gerekse taksimini doğuracak doğrudan doğruya (direkt olarak) veya dolaylı olarak gerçekleştirmeye yardımcı ve teşvik edici tüm hareketleri yasaklar” hükmündedir.
Kıbrıs Devleti daha ilk kurulduğu günden itibaren Zürih Anlaşmasının birinci maddesindeki ‘anayasaya saygı ve güveni’ baltalayacak eylemlere sahne oldu. Rum Ortodoks Kilisesinin........

© Haber7


Get it on Google Play