We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

‘Büyük Birader’ dinlese iyiydi, aklımızı yönetiyor…

12 0 0
08.08.2021


Yıl 1690... Fas’ın İspanya elçisi Vezir el Gassani Avrupa’da neşredilen gazetelerden “haberler yazdığı söylenen ama sansasyonel yalanlarla dolu yazılar basan fabrikalar” olarak bahsediyor.
Elbette basılı bir gazetede yazı yazan biri olarak Gassani’nin bu tespitlerine katılmıyorum, lakin merak ettiğim 350 yıl evvel Gassani’ye bu cümleleri kurdurtan sebep ne idi?
Fas’ta dünyaya gelen Gassani, İspanyollara esir düşen Müslümanların serbest bırakılmasını, cami ve mescitlerde muhafaza edilmekte olan Müslümanlara ait 5000 cilt kitabın iadesini istemek için İspanya Kralı II. Carlos’a, daha sonra da Türk idarecilerle görüşmek üzere Cezayir’e elçi olarak gönderilmiş. İşte gazeteler ile ilgili bu düşüncesi de o zamandan.
Yine bilinen bir husus, Jön Türklerin Sultan II. Abdülhamid’e karşı çıkarttıkları gazeteler var.
Meşveret, Mizan, Osmanlı Gazetesi ve Şûrayi Ümmet gibi...
Daha sonra başlayan mütareke döneminde yine gazeteler çok önemli bir mücadele alanı.
Millî Mücadele destekçisi gazeteler var…
İrade-i Milliye gibi, Ses gibi, Açıksöz gibi...
Ve daha niceleri…
İşgalcilerin borazanlığını yapan gazeteler de var elbette…
Ferda gazetesi, İrşat gazetesi, Kürsü-i Millet ve Selamet gazeteleri gibi...
Yani basın, gücü elde tutmak ya da gücü ele geçirmenin önemli bir parçası olarak yüzyıllardır çok değerli bir vazife görüyor. O yıllardan günümüze fikirleri yaymak ve bilgilendirmek için en değerli platformlar niteliğinde.

Radyo devreye giriyor

Türkiye’de 1927 yılına gelindiğinde ilk radyo yayınları da başlıyor. Bu tarih Londra radyo yayınlarından yaklaşık beş yıl sonrasıdır. Gerçi Türkiye’de 1927 öncesinde de radyo yayınları ve denemeleri yapılıyor, lakin resmî anlamda bu rakam 1927 olarak kabul ediliyor. Oysa Mısır’da resmî anlamda radyo yayıncılığı ancak 1952 yılında kesintisiz bir şekilde başlayabilmiş.
Radyo yayıncılığı başladıktan hemen sonra gazeteden daha fazla kitleye ulaşıyor. Bu durum İngiltere, Almanya, Fransa ve Sovyetler Birliği gibi ülkelere kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor. Özellikle II. Dünya Savaşı ve sonrasında bu ülkeler tüm dünyaya yönelik propaganda yayınlarını radyo üzerinden yapıyorlar.
Attila İlhan’ın Lili Marlen şiirinde geçen Zagrep Radyosu, savaş zamanındaki propaganda faaliyetlerinde radyonun önemini çok net ortaya koyar. Şarkı, 1941 yılında Almanya’nın Yugoslavya’yı işgali ve Partizanların Nazilere karşı verdiği direniş cephelerinde milyonlarca kişi........

© Haber7


Get it on Google Play