Ramazan’ın diriliş çağrısı |
Takvim yaprakları, müstesna bir vakte işaret ediyor.
Çarşamba akşamı zamanın ruhu boyut değiştirecek. Dünyanın o "âlây-ı vâlâ" ile geçen günleri, yerini uhrevi bir sükûnete bırakacak. İlk teravih namazı için saflar sıklaşacak, Çarşamba gecesi ışıklar sahur bereketi için yanacak. Ve Perşembe sabahı, ilk oruçla birlikte yılın en bereketli yolculuğuna çıkacağız.
Üstad Sezai Karakoç, orucu muazzam bir metaforla tanımlar: "Oruç, insanın her yıl bir ay katıldığı bir ruh şölenidir. Üstün insanların davetlisi olduğu bir tabiatüstü ziyafet, bir gök sofrasıdır." Bu, basit bir açlık değil; "Samanyolunda Ziyafet"e davettir. Bedenin çekildiği, ruhun doyduğu; maddenin geri planda kaldığı, mananın başköşeye oturduğu evrensel bir şölen...
Londra’dan Tokyo’ya Işıklı Yol
Bu şölene sadece biz davetli değiliz. Küresel bir senkronizasyon hali yaşanıyor. Londra’nın Coventry Caddesi, bu yıl da Ramazan ışıkları ve "Happy Ramadan-Mutlu Ramazanlar" mahyasıyla aydınlanıyor. Londra semalarında parlayan o hilal figürleri, Batı’nın tüketim merkezinde, İslam’ın estetik ve kuşatıcı yüzünü bir kez daha ilan ediyor.
Güneşin doğduğu yere, Japonya’ya uzanıyoruz; Tokyo Camii’nin avlusunda Japon komşular ile Müslümanlar aynı sofrada buluşacak. Afrika’nın kerpiç mescidlerinden Balkanlar’ın Osmanlı yadigârı taş köprülerine ve Endonezya’daki arınma nehirlerine kadar dünya aynı anda nefesini........