Vekâlet gücünden rezalet yüküne- SDG-YPG-PKK dosyasının kapanışı |
Suriye sahasında son gelişmeler, eli kanlı ve aşağılık, çok sahipli bir silahlı terör örgütünün tasfiyesi ve modern Ortadoğu tarihinin en uzun ve en yıkıcı siyasal mühendislik girişimlerinden birinin iflasıdır.
ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın “SDG’nin kullanım süresi doldu” cümlesi, bir diplomatik değerlendirmeden çok daha fazlasını ifade etmektedir. Bu cümle, 2011 sonrası Ortadoğu’ya egemen olan vekâlet savaşları paradigmasının Türkiye, Irak ve Suriye özelinde çöktüğünün resmî ilanıdır.
Suriye Demokratik Güçleri adı verilen ve PKK bağı bilinen, en azından inkâr edilmeyen yapı, sözüm ona DEAŞ’a karşı etkili bir araç olarak kurgulanmıştı Ancak siyasal anlamda hiçbir zaman bu vazifeyi görmediği gibi bir “özne” de olmadı; bir enstrümandı.
Uluslararası ilişkiler teorisinin en temel ilkelerinden biri şudur: Büyük güçler, sahadaki yerel aktörleri amaçları için kullanır; o aktörlerin kendi amaçlarını gerçekleştirmesi, ancak bu büyük güçlerin çıkarlarıyla örtüştüğü sürece mümkündür. SDG-YPG-PKK’nın trajedisi de tam olarak burada yatmaktadır.
Bulunduğu bölgede, kendisini var etmek için kurulan DAEŞ yapısını, efendilerine karşı dahi bir koz olarak kullanmaya kalkışan; yüz bin kişilik bir silahlı güç oluşturdukları yalanı ile efendilerini para, silah ve mühimmat bakımından dolandıran, soyan; buna mukabil girdikleri her silahlı müsademede kuyruğu toplayıp kaçan, hiçbir varlık emaresi gösteremeyen palavradan bir örgüt efendileri için yük haline gelmişti.
Artık iyice gün yüzüne çıkan bir gerçek var ki, ABD, İsrail ve Batılı ülkeler, SDG-YPG-PKK ile bir halkın kaderini değil, bir dönem için kendi çıkarları için gerekli gördükleri operasyonel ihtiyacı yönetmiştir.
DEAŞ tehdidi gerekçesiyle SDG desteklendi ama özünde bölge istikrarsızlaştırıldı, milyonlarca insan yerinden yurdundan oldu, hayatını kaybetti; Türkiye oyunu bozup, Suriye’de........