Şöhret, yıldızlar, spor, gazetecilik ve…
Medya mensuplarının, spor adamlarının ve yöneticilerinin, şöhretli kişilerin, iş dünyasından isimlerin, yıldızlaşan kimliklerin adının geçtiği operasyonlarla uyuşturucu ve fuhuş ağlarının ortaya çıkışı, ilk bakışta adli ve ahlaki bir durum gibi görünse de, gerçekte modern toplumlarda kamusal alanın nasıl işlediğine dair daha derin ve rahatsız edici sorulara ve sorunlara işaret ediyor.
Her gün yeni operasyonlar ve isimlerle karşılaştığımız vakalar, bireysel sapmaların ötesinde, güç ilişkilerinin, kurumsal zafiyetlerin ve denetimsiz alanların nasıl iç içe geçtiğini işaret eden yapısal göstergeler durumunda.
Asıl mesele, belirli kişilerin suç işleyip işlemediğinden ziyade, bu tür ilişkilerin uzun süre görünmez kalabilmesini mümkün kılan ortamın neden var olduğudur.
Medya alanı, sahip olduğu sembolik güç nedeniyle, enformel ağlar açısından her zaman cazip bir temas noktası olmuştur. Görünürlük üretme, itibarı şekillendirme ve gündemi belirleme kapasitesi, suç ekonomileri için doğrudan maddi kazançtan daha stratejik sonuçlar doğurabilmektedir.Medya aracılığıyla bazı aktörler meşrulaştırılabilmekte, bazı ilişkiler sıradanlaştırılabilmekte, bazı dosyalar ise sistematik biçimde görünmez kılınabilmektedir.
Bu durum, tek tek medya çalışanlarının ahlaki tercihleriyle açıklanamayacak kadar karmaşıktır. Asıl belirleyici olan, medyanın, sporun ve sanat alanının kurumsal olarak ne ölçüde korunabildiği, etik ilkelerin ne kadar içselleştirildiği ve hangi koşullarda aşındığıdır.
Ekonomik baskıların yoğunlaştığı, mesleki dayanışmanın zayıfladığı, idieolojik kutuplaşmanın her şeyin önüne geçtiği ortamlarda, enformel ilişkiler olağanlaşma eğilimi gösterir. Bu olağanlaşma, bireysel çıkar ilişkileriyle birlikte kamusal aklın biçimlenmesini de etkilemektedir.
Suçla ilişkili pratiklerin magazin diliyle sunulması, sansasyonel anlatılarla estetize edilmesi ya da “yeraltı dünyası”na romantik bir anlam yüklenmesi, toplumsal algıda........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin