Siyasetçinin özel hayatı ve CHP |
Belediyelerle ilgili gerçekleşen soruşturmalar, gözaltılar, etkin pişmanlıklar, itiraflar, fiziki ve teknik takip ile elde edilen deliller, yapılan yargılamalarla birlikte CHP’nin pek çok üst düzey ismi ile ilgili çok yeni ve farklı iddialar da gündeme geliyor. Bu iddiaların önemli bir kısmının bireysel tutum ve davranışlardan neşet etmesi, kişisel zafiyet içermesinden ötürü de “özel hayat” zırhına büründürülmek, tartışmaların önü kapatılmak isteniyor.
Oysaki CHP’lilikleri ile maruf pek çok isim dahi ortaya atılan iddialar çerçevesindeki ölçüsüzlüklere artık tahammül edemiyor. Sözgelimi bir gazetecinin “Madem ki bu görevlerdesiniz, toplu seks partileri, viski partileri yapmayacaksınız, partileme nedir ya!” diye kendi partisini uyarması fevkalade önemli ve anlamlıdır. Dolaysıyla bu meseleyi enine boyuna ele almak, halının altına süpürülen meselelere dahil etmemek, siyasetin geleceği bakımından önem taşımaktadır.
Siyasetçilerin özel hayatı, demokratik toplumlarda tartışılan bir alandır. Burada iki temel ilke sürekli olarak karşı karşıya gelir, bireyin mahremiyet hakkı ile kamusal görevi üstlenen kişinin hesap verebilirliği.
Bir yandan siyasetçi de herkes gibi temel haklara sahip bir bireydir ve özel hayatı, aile ilişkileri, duygusal bağları, bedensel ve cinsel mahremiyeti hukuk tarafından korunur.
Öte yandan siyasetçi, sıradan bir vatandaştan farklı olarak kamusal iktidar alanında olan, güç kullanan, toplum adına karar veren, çoğu zaman norm koyan ve vatandaşların hayatlarını etkileyen kararlarda inisiyatifi olan bir kişidir. Bu nedenle siyasetçinin özel hayatı hiçbir demokratik sistemde tamamen sıradan bir vatandaşın özel hayatıyla aynı düzlemde değerlendirilmez. Mesele, siyasetçinin özel hayatının var olup olmaması değil; hangi noktada özel olanın kamusal güveni etkileyerek kamusal denetime açıldığıdır.
Siyaset felsefesi ve siyasal etik açısından bakıldığında, modern temsil teorisinin merkezinde “güven ilişkisi” yer alır. Seçmen, temsilciye belli bir programı uygulaması için oy verirken onun kararlarını belirli bir karakter, dürüstlük ve sorumluluk anlayışı içinde alacağını varsayar.
Bu nedenle siyasetçinin kişisel hayatı bazı durumlarda bireysel tercih olmaktan çıkar ve karakter değerlendirmesinin bir parçası haline gelir. Burada kritik nokta şudur: demokratik sistemlerde seçmen, siyasetçinin özel hayatını ahlak polisi gibi denetlemek için değil, kamusal görevin icrasını etkileyen unsurları değerlendirmek için........