Kim bize doğruyu söyleyecek?
Ukrayna- Rusya savaşı ile ilgili hiçbir zaman doğru bir bilgiye erişim mümkün olmadı. Aradan yıllar geçti, savaş sürüyor, biz bilmiyoruz ki bu savaşta ne kadar asker ve sivil öldü, tarafların kayıpları nedir?
Şimdi ABD-İsrail ve İran savaşı başladı, yine bilmiyoruz ki, kimin ne kadar ve ne türden kaybı var?
Hatta o kadar ki, İran’ın her suikastten başkaları ölürken kurtulan Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani nerede, casus diye idam mı edildi, İsrail’e mi kaçtı; yoksa görevinin başında mı?
Yine bir takım mecralardan fırsattan istifade Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini torpillemeye yönelik dezenformasyon içeren bilgiler servis ediliyor. Savaşın yayılması ve pek çok ülkenin dahil olması için olağanüstü bir çaba gösteriliyor…
Bu bakımdan, Türkiye’nin çevresinde uzun süredir devam eden savaşlar, iç çatışmalar ve bölgesel güç mücadeleleri salt askeri ve diplomatik gelişmeler olarak değerlendirilirse eksik kalacaktır. Modern çatışmaların önemli bir boyutu da enformasyon alanında yürütülen mücadelelerdir.
Günümüzde savaşlar cephe hatlarında olduğu kadar medya alanında, dijital platformlarda ve kamuoylarının zihinsel dünyasında da sürdürülmektedir. Bu nedenle çatışma dönemlerinde dolaşıma giren bilgi akışını anlamak, savaşın askeri boyutunu anlamak kadar önemlidir.
Savaş zamanlarında kamuoyuna ulaşan haberlerin önemli bir bölümü nötr bir gerçeklik aktarımı değildir. Şöyle ki, Birinci Körfez Harekatı’nda “embedded gazetecileri” askerlerle birlikte sahaya süren ABD bu gün çok koyu bir sansür uyguluyor, İsrail’den hiç söz etmiyorum bile… Kimsenin habere, görüntüye ve bilgiye erişmesine, erişebilse bile paylaşmasına izin vermiyorlar… Ekranlarımıza yansıyan, bildiğimizi düşündüğümüz kısım ise izin verilenler…
Çünkü, bilgi-enformasyon çoğu zaman belirli stratejik amaçlarla seçilir, çerçevelenir ve dolaşıma sokulur. Devletler, silahlı aktörler ve çeşitli uluslararası güçler, kamuoylarını etkilemek amacıyla iletişim stratejileri geliştirirler. Bu stratejiler arasında propaganda, psikolojik harekât ve algı yönetimi önemli yer tutar.
Bu tür faaliyetlerin temel amacı karşı tarafın askeri kapasitesini etkilemek olduğu kadar rakip toplumların moralini zayıflatmak, kendi toplumlarının desteğini konsolide etmek ve uluslararası kamuoyunda meşruiyet üretmektir. Dolayısıyla savaş dönemlerinde dolaşan bilginin bir kısmı doğrudan stratejik iletişim araçları olarak işlev görür.
Bu........
