Tüketici Hakem Heyetleri kapatılarak yerine tüketici tahkim komisyonu kurulmalıdır |
Tüketici hakem heyetlerinin hangi uyuşmazlıklarda görevli olduğu, 6502 sayılı Kanunu'nun 66 ve devamı maddeleri ile aynı Kanun’un 72. ve 84. maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
Tüketici hakem heyetleri, tüketici işlemleri ve tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıkların çözümü için özel olarak tasarlanmış alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarıdır. Bu heyetler, tüketicilerin karşılaştıkları sorunları mahkemeye gitmeden, daha hızlı ve masrafsız bir şekilde çözüme kavuşturmayı amaçlar. Tüketici Hakem Heyetleri bir yargı organı olmamakla birlikte, kararları mahkeme kararı gibi bağlayıcıdır ve icra edilebilir niteliktedir.
2026 yılı için Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru sınırı 186.000 (yüz seksen altı bin) Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Bu miktarın altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe veya İl Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yapılması zorunluluğu getirilerek bu miktarın altında kalan uyuşmazlıklar açısından mahkemeye başvurulmasına izin verilmemiştir (TKHK m. 68).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi güncel tarihli bir kararında, avukatın haksız azli nedenine dayanan vekalet ücreti alacağı davasının, miktarına bağlı olmaksızın tüketici hakem heyetinin görev alanına girmediğine, bu uyuşmazlık tüketici uyuşmazlığı olsa bile alacak sahibinin doğrudan tüketici mahkemesine dava açabileceğine karar verdi (YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ 03.03.2025 T, 2024/2482 E. 2025/1292 K).
Dairenin kararının alkışlıyorum. Daire’nin gerekçesi, çok yerinde ve diğer tüketici davaları için emsal alınacak bir gerekçe niteliğindedir. Daire gerekçesinde özetle, “davacının azlin haksız olduğunun tespiti talebinin yargı organlarının niteliklerine ve sıfatlarına sahip olmayan tüketici hakem heyetince çözüme kavuşturulmasının mümkün olmadığını, bu anlamda, söz konusu talebin tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığını”........