Yeni neslin nikotini

Parlak renkler, çizgi karakterler, ışıldayan ambalajlar, hiper gerçek ürün görselleri, mutluluk vaat eden sloganlar… Ultra işlenmiş, yüksek şekerli, sağlıksız yağlarla üretilmiş ve bağımlılık potansiyeli yüksek gıdalara yönelik ambalaj politikaları, sigara paketlerinde uygulanan modele benzer biçimde sıkı kurallara bağlanabilir mi?

Sigara ile çikolatayı, şekerlemeyi veya cipsi aynı kategoriye koymak doğru mu diyenler olacaktır. Burada tartışılan şey gıdanın kendisi değil; kimyasal versiyonu.

Bugün modern gıda endüstrisi yalnızca ürün satmıyor; davranış inşa ediyor. Özellikle çocuklara yönelik ambalaj tasarımları bir pazarlama tekniğinin ötesine geçmiş durumda. Çocuk psikolojisini hedef alan renkler, maskot karakterler, oyun hissi veren tasarımlar ve ödül psikolojisini harekete geçiren görseller üzerinden erken yaşta duygusal bir tüketim bağı kuruluyor. Çocuk daha okumayı öğrenmeden bir markayı tanıyor, onun renklerini seviyor ve o ürünü “mutluluk”, “ödül” ve “eğlence” hissiyle eşleştiriyor.

Çünkü mesele yalnızca tat değil; beynin ödül sistemi. Ambalajın rengi, paketin çıkardığı ses, reklamdaki ritim, maskot karakterler ve raf dizilimleri bile tüketim davranışını etkiliyor. İnsanlar artık yalnızca aç olduklarında değil; sıkıldıklarında, bunaldıklarında veya duygusal boşluk hissettiklerinde de tüketiyor.

Aslında burada satılan şey dopamin. Bu yüzden asıl........

© Haber7