Türkiye’de İslamofobi ya da Altay Cem Meriç’i anlamak |
7 Ocak 2026’te Ankara Bilim Üniversitesi ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde “İslamofobi ile Mücadele Stratejik Yol Haritası İstişare Toplantısı”na katıldık.
Ankara Bilim Üniversitesi bu hususta Türkiye’de öncü. Türkiye’deki ilk “İslamofobi ile Mücadele Merkezi ve İslamofobi Araştırma Enstitüsü” (CENTERCIF) Ankara Bilim Üniversitesi’nde yakın zamanda açıldı.
CENTERCIF, elbette İslamofobi’nin ne olduğunu, boyutlarını, sebeplerini, sonuçlarını ve İslamofobi ile mücadele yöntemlerini politika yapıcılarına faydalı olacak şekilde ortaya koyacaktır.
Araştırmalara göre İslamofobi’nin özellikle Avrupa ve Batı genelinde nedenleri belli başlı.
Bir kere, en büyük siyasi neden, Batılı ülkelerde aşırı sağcı partilerin ana akım siyasete yerleşmesi. Özellikle seçim dönemlerinde Müslümanlar “siyasi malzeme” oluyor. Buna ekonomik kriz ve enflasyonun yaşandığı zaman dilimleri de eklenince Müslümanlar “günah keçisi” olarak gösteriliyor. Böyle bir zeminde İslam, bir din olmaktan ziyade bir “güvenlik sorunu” olarak kodlanıyor. Bu durum, Batılı devletlerin daha sert “İslamofobik” yasalar çıkarmasını halk nezdinde meşrulaştırıyor.
Bunlara bir de medyanın etkisi var. Medyada Müslümanlar genellikle sadece (güya) “şiddet, terör, kadın hakları ihlalleri veya entegrasyon sorunu” bağlamında haberleştiriliyor. Müslümanların sayısız başarı hikayeleri veya normal günlük hayatları medyada neredeyse yer bulamıyor.
Hele hele sanal medya, işin tam zehir üretim ve yayma merkezi konumunda. Sanal medya algoritmaları,........