Çok katmanlı bir referans sistemine ihtiyacımız var

En son araştırmalardan birine göre, Türkiye’de gençlerin % 74,7’si işe girişte kayırmacılık ve torpilin belirleyici olduğunu düşünüyor. Bu durum, torpil-referans ayrımını yaparak hareket etmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor.

“Torpil olmaz, kabul edilemez” hükmünde herkes hemfikir, “ama referans işinde istismarlar olabiliyor” ya da “referansı olmayanlar ne olacak; onlar için kul hakkı değil mi?” diye sorulabiliyor.

Çok haklı sorular, gayet güzel dertler. Ama az ama çok böyle hassasiyetlerin olduğu bir toplumda yaşamaktan dolayı şükretmek icap eder; elhamdülillah.

Aslında bu sorular veya dertler, “bir referans sistemine ihtiyaç var” demekle eşdeğer.

Gerçekten de Türkiye’ye çok katmanlı bir referans sistemi lazım.

Bir referans sistemi kurulacaksa (ki öyle kolay da olmaz) şu üç sorunun cevabı merkeze alınmalı: i) karakteri nasıl, ii) (ilgili) işin ehli mi – işi ne kadar biliyor ve iii) çalışkanlığı ne düzeyde?

Bu üç sorunun cevapları, kişilerin “ahlakî, zihnî ve fizikî” yönlerini tespite dayalı bir değerlendirme sisteminin olması anlamına geliyor.

Tespit ve değerlendirmeler anaokulundan başlamalı.

Atalarımız boşuna “horoz olacak cücük yumurtasından belli olur” dememişler. İnsan karakterini, becerilerini veya meyillerini çok küçük yaşta ortaya koyar çünkü.

Bunu tespit etmek, anaokulu öğretmeni ve yetkililerin işi. Tespit ettiğinde, referans sistemine “bilgi notu”nu düşmeli.

Bu bilgi notunu ilkokul öğretmeni ve okul yönetimi de görecek ki ona göre hareket etsinler. Sonrasında ilkokul öğretmeni, rehber öğretmen ve yönetim de “ilave bilgi notu” girecek referans sistemine.

Çıkan “değer”e göre sistem aileye çocuk ile ilgili “otomatik ortaokul seçenekleri” sunacak.

Bu aşamada okuma merakı........

© Haber7