menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Chomsky’i silelim de Trump’ı ne yapalım?

27 0
25.02.2026

Yüzyılın ahlaksızlığı Epstein lağımından pis kokular çıkmaya devam ediyor. Siyasetçisinden sanatçısına, kralından ultra zenginine kadar dünyanın hemen her yerinden pek çok isim bu çukurun içinde…

Ülkemiz de dâhil dünyada fikirlerine ve eserlerine en çok atıf yapılan isimlerden Noam Chomsky’nin adı da bu kez dilbilim ya da Amerikan dış politikası eleştirileriyle değil, Jeffrey Epstein dosyası ile gündemde ve soru şu: Büyük düşünürlerin ahlakî zaafları, onların fikirlerini de geçersiz kılar mı?

Aslında bu soru yeni değil: Batıda Martin Heidegger, 20. yüzyıl felsefesinin kurucu isimlerinden biri olarak kabul edilirken Nazi Partisi ile kurduğu ilişki nedeniyle hâlâ tartışılıyor. Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir, özgürlük ve etik üzerine yazdıkları kadar çarpık özel hayatlarındaki tartışmalı ilişkileriyle de eleştiriliyor. Louis-Ferdinand Céline edebiyatın zirvelerine çıkarken ‘antisemitik’ metinleriyle karanlık bir miras bıraktı. Pablo Picasso da sanat tarihinin en büyük isimlerinden biri olmasına rağmen özel hayatındaki davranışları nedeniyle hâlâ lânetli isimlerden biri…

Şimdi bu isimlerle Chomsky’i yan yana koyduğumuzda nasıl bir refleks göstermeliyiz? Hepsini tarihin çöplüğüne atıp ders kitaplarından çıkarmalı veya yok mu saymalıyız? İlk anda, “ahlakî temizlik” adına “silmeliyiz” cevabı gelebilir. Doğrudur da… Ancak bu yaklaşım, düşünce tarihini bir tür steril müzeye dönüştürme riskini taşır. Çünkü insanlık tarihinin büyük kısmı, kusurlu insanların eseridir. Eğer ölçüt mutlak ahlakî tutarlılık olursa, geriye neredeyse kimse kalmaz.

Diğer uç ise “eser eserdir” diyerek tüm bağlamı yok saymaktır. Bu da en az ilki kadar sorunlu. Çünkü düşünürlerin fikirleri, çoğu zaman onların siyasî ve ahlakî konumlarından bağımsız değildir. Heidegger’i Nazizm’den tamamen ayırarak okumak nasıl eksik kalırsa, Chomsky’i de güncel tartışmalardan yalıtarak ele almak eksik olabilir.

Dolayısıyla asıl mesele, silmek ya da kutsamak değil; bağlamlandırmak. Chomsky’nin dilbilime katkıları –özellikle “evrensel dilbilgisi” teorisi– modern bilim için hâlâ kurucu önemdedir. Aynı şekilde medya........

© Haber7