Söyle Ayasofya, söyle… |
Bundan 6 gün önce Ayasofya’nın esaretten kurtuluşunun 6cı sene-i devriyesi idi…
Kahırla ve esaret altında mürur eden 86 yıldan sonra 6 yıl göz açıp kapanıncaya kadar kısa bir sürede geçti değil mi?
Böyledir bu işler, zorluk zamanları az da olsa hep uzun, ferahlık dönemleri çok da olsa hep kısadır…
Daha dünmüş gibi hatırlıyorum, Ayasofya’nın açılması kararının, içeride ve dışarıda bir hayli fazla yansıması olmuştu.
Gerek müspet ve gerek menfi…
Müspet olanlar hepimizin malumu, onları geçiyorum bir kalem.
Menfi olanlara gelince…
Dış yansımaları, açık söylemek gerekirse anlamakta hiç de zorlanmamıştım
Gâvur, gâvurluğunu yapacaktı elbet…
İçerideki yansımalara da şaşırmadım doğrusu.
Gâvur işbirlikçilerinin efendilerinin tepkisinden başka bir yaklaşım serdetmeleri beklenemezdi zaten.
Ben, bu menfi yaklaşımlarından bazılarına içerledim sadece.
“Ayasofya’nın açılmasını sağlayan Danıştay üyelerine çok teşekkür ederiz!”
Böyle demişti kalbinde maraz olan bazıları…
Sormak lazım, ihkak-ı hak etmesini bile başaramayan ve İstanbul’da Ekrem’i, Ankara’da Mansur’u destekleyen bu nasipsizlere…
Eğer Ayasofya’nın açılması sizin için bir sürur kaynağı ise bunun asli failine teşekkür nerede?
Diliniz mi aşınırdı sahi?
Bu hadisenin asli failinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu bütün bir dünya biliyordu da bir siz mi bundan habersizdiniz sahi?
Bu, öyle büyük bir ayıptı ki, bugün bile hatırladığımda onlar adına ben utanıyorum...
Bazıları da iki arada bir derede gibiydiler.
“Emeği geçen herkese teşekkür” ediyorlardı, mahcup bir ifadeyle…
İnanın yazarken istemsiz bir şekilde acı acı gülümsediğimi fark ettim.
Ne diyelim, Allah ıslah eylesin…
Neyse, onları da geçiyoruz bir kalem…
Ayasofya’nın aslına döndürülüşü, herhangi bir........