Asrın felaketi ve yüzyılın muhteşem başarısı… |
Neredeyse bütün dünyanın ‘asrın felaketi’ tesmiye ettiği bir büyük depremden yaşadık.
Çok büyük bir coğrafyayı ve nüfusu kapsayan bu afet, 11 ilimizi, onlarca ilçemizi ve yüzlerce köyümüzü hâk ile yeksan eyledi.
Yaklaşık 15 milyon insan doğrudan etkilendi bu depremden.
Öyle bir afet ki, benzeri üç yüz-beş yüz senede bir ancak görülebiliyor.
Bir İngiliz bilim adamı olan Sismolog Stephen Hicks aynen şöyle diyor yaşadığımız felaketi izaha çalışırken:
“Bu deprem İngiltere’de yaşansaydı, Birmingham, Manchester, Sheffield ve Bristol gibi şehirler harap olacak ve neredeyse haritadan silinecekti.
Binalarımız bu kadar şiddetli sarsıntılara dayanamaz. İngiltere, fermuarın açılmasıyla esasen ikiye bölünmüş olacaktı.”
Böyle bir afet…
Dağı çatlatan (evet, abartı değil resmen dağ çatladı), demiryolu raylarını ‘S’ şekline dönüştüren, arazileri ikiye yarıp derin çukurlar oluşturan ve nihayet binlerce binayı yerle bir eden bir afet…
Bu dehşetengiz hadisenin ülkemize ve insanımıza çıkardığı fatura bir hayli kabarık oldu maalesef.
Depremin en yakıcı ve acı veren tarafı 50 binden fazla canımızı toprağa vermiş olmamızdı hiç şüphesiz.
Bunun yanında maddi kaybımız da oldukça fazlaydı.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının açıkladığı rakamlara göre, 6 Şubat depremlerinin 11 ilde yol açtığı maddi hasar ile ekonomik ve finansal kayıpların toplamı 150 milyar doları aştı.
Bu miktar, 2021 yılında Almanya’nın yaşadığı sel felaketindeki kaybın 3 katı, geçen yıl Amerika tarihinin en büyük afeti olarak nitelendirilen yangın felaketinin de 4 katına ulaşan maddi bir kayba denk geliyor.
Buna rağmen ilk şok atlatıldıktan sonra derhal deprem bölgesine koşan bir Türkiye gördük…
Birbirine komşu bu 10 şehre, yardımı ve müdahaleyi engelleyen coğrafi ve tabii şartlara rağmen koştu insanlar.
Başta........