Sessiz işgal
Bağımlılık, Sizin de Kapınızı Çalabilir
Bağımlılık Hayattaki boşlukları arar.
Uzun zamandır kaleme almak istediğim, fakat her defasında "Biraz daha araştırayım, biraz daha dinleyeyim." diyerek ertelediğim bu konuyu yazmanın sırası diye düşündüm.
Çünkü bazı meseleler, birkaç gazete haberi okuyarak ya da birkaç istatistik paylaşarak anlatılamıyor. Bazı konular önce vicdanda olgunlaşıp, sonra kaleme dökmek daha isabetli oluyor.
Bu yazı dizisi de böyle bir arayışın ürünü.
Son aylarda bu konuda yayımlanan araştırmaları inceledim, görüşlerine güvendiğim uzmanların değerlendirmelerini dinledim, bağımlılıkla mücadele eden kurumların çalışmalarını takip ettim. Bütün bunların sonunda:
"Uyuşturucu meselesinin artık yalnızca sağlık kuruluşlarının, emniyet birimlerinin veya mahkemelerin konusu olmadığını; aileyi, eğitimi, gençliği ve geleceğimizi ilgilendiren büyük toplumsal sınava dönüştüğünü gördüm.
Bu nedenle "Sessiz İşgal" başlığı altında dört bölümden oluşacak bir yazı dizisi hazırlamanın faydalı olacağını düşündüm.
Umarım bu satırlar bir tek gencimizin yanlış bir adım atmadan önce durup düşünmesine, anne babanın evladına biraz daha dikkatle bakmasına, bir tek öğretmenin öğrencisini biraz daha iyi anlamasına vesile olur.
Çünkü bazen bir yazı, uzun bir konuşmadan daha etkili olabilir.
Hayatın içinde öyle tehlikeler vardır ki, geldiğini davul zurnayla ilan etmez. Kapınızı çalmaz..."Ben geliyorum." demez... Sessizce yaklaşır. Fark edilmeden hayatınıza evinize girer.
Sonra siz farkına varmadan evinizin huzurunu, çocuğunuzun geleceğini ve ailenizin umutlarını elinizden almaya başlar. Ben uyuşturucuyu işte böyle görüyorum.
Bu yüzden bu yazının başlığı "Sessiz İşgal."Çünkü bu işgalin ne tankı var ne topu...........
