Tüketim kültürü ve değer krizi
Değerler bir toplumda ulaşılmak istenen hedeflerle, ideal standartlarla ilgilidir. Toplumsal değerler, olanı değil, olması gerekeni ifade eden ölçülerdir. Dolaısıla değer, bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü olarak tanımlanabilir.
Geleneksel toplumların değer ölçüleriyle ve modern toplumların değer ölçüleri birbirinden farklıdır. “Katı olan her şeyin buharlaştığı” modernleşme deneyimi toplumsal değerleri erozyona uğratan süreçleri harekete geçirmektedir.
Değerlerin üretim ve dolaşımı din, etik ve estetik alanlarının sınırları içinde gerçekleşir. Moderniteyle birlikte, daha önce bütünleşik olan bu alanlar birbirinden ayrışarak özerkleşmeye başlamıştır.
Toplumsal değerler, toplumun anlam ve semboller dünyasının çerçevesini çizer ve nesilden nesle görsel, sözlü veya yazılı olarak aktarılırlar. Medeniyet değerlerinin önemli bir taşıyıcı unsuru ortak dildir. Değerler, toplum tarafından üzerinde nispi bir uzlaşım sağlanan ortak paylaşım ölçütleridir. Arzu edilen, ihtiyaç duyulan, anlam barındıran her türlü söz, fikir, eylem, eser, nesne toplumsal bir değer içerir. Toplumsal değerler, doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin, erdemli-erdemsiz gibi yargılarla ilişkilidir; bireylerin yapması ve kaçınması gereken eylemleri bildirirler.
Tarihte her medeniyet kendine özgü değerler üretmiştir. Her çağın, her ülkenin ahlaki ölçütleri değişkenlik gösterebilmektedir. Geleneksel toplumlarda ilahi Varlık, Yaratıcı temel ölçüdür, kimilerinde seküler yaklaşım esastır, “insan her........
