Karakter makama kurban edilmez!

İnsan için gerçek değer ‘makam’dan değil, ‘karakter’den doğar, derim hep. Bunu makam ile karakteri karşıt hale getirmeden, çatıştırmadan, kendimi birini seçmeye zorlamadan söylerim. İfade etmeye çalıştığım gerçek şu: İnsanı yücelten şey, bulunduğu koltuğun, kısaca makamın yüksekliği değil; karakter sağlamlığıdır, taşıdığı güzel ahlâkın derinliğidir.

Yükselmek kolaydır; değerli olmak ya da değerli kalmak zordur. Bir kurumda yükselmek, liyakat, yetenek, deneyim, çabayla birlikte karakter sağlamlığına bağlı olmalıdır da. Patronun ve üst yöneticinin dümen suyuna kendini bırakarak yükselmek, karakteri makama kurban etmek olur.

Her çalışan insan bilir ki iş yerinde bazı mevkiler liyakatle değil, yaltaklanmayla elde edilir. Eğilerek yükselenler, yükseldikleri yerde kendileri gibi eğilmeye razı olanları ister; omurgasız omurgasızla çalışır, yanlarında doğruları değil, dalkavukları barındırırlar. Başı dik duran, vicdanının sesini dinleyen birini gördüklerinde ise bundan huzursuz olur ve onu yıkmaya çalışırlar. Zira doğruluk ve dürüstlük, menfaat düzenini sarsan değerlerdir.

Yükselmek, üstlere yalakalık, keyfi kararlara bağlı olunca, makamlara ehil olmayan kişiler geçer; bu da işi bozar, kaliteyi düşürür. Kimi insanlar........

© Haber7