Çağdaş İnanç Sorunları: 5.Ateizm |
Ateizm, tanrıtanımazlık, tanrı kavramına sahip olmamak, tanrısızlık veya Tanrı’nın varlığını reddetmektir. Ateizm ya da tanrıtanımazlık, tanrıların veya doğa üstü varlıkların mevcut olduğuna inanmama durumudur. Genel anlamda teizmin temel iddialarını kabul etmemeyi ve teizmin temel yaklaşımlarına karşı olmayı ifade eden ateizm, Tanrı’nın var olmadığı inancına dayanan felsefi akımdır.
Felsefî açıdan yaratıcı, ezelî, ebedî, kendinden var olan, her şeyi gören, bilen ve yapmaya kâdir, düzenleyici, esirgeyici ve lütuf sahibi bir Tanrıkavramını reddetmek, varlığı lehinde ileri sürülen kanıtları çürütmeye çalışmaktır. Felsefî düzlemde ateizm, fizik ötesi alanın varlığını ve başta“aşkınlık” olmak üzere bu alana ait kavramları reddederken (kuramsal ateizm), dinî düzlemde Tanrı inancıyla ilgili ibadet, yakarış, sembol veetkinlikleri kabul etmemek, ilgili kurumsal yapı ve otoritelere karşı çıkmaktır (eylemsel ateizm).
Ateizm dini inançlara karşı eleştirel bir duruş içerir ve inanç yerine kanıt ve akla dayalı bir dünya görüşünü tercih eder. Ateistler, kainatın ve hayatın tabiat kanunlarıyla açıklanabileceğini savunurlar. Kanunları tabiata koyan sonsuz ilim ve kudret sahibi bir sonsuz irade inancını kabul etmezler; milyonlarca yıl süren bir süreçte ortaya çıkan tesadüflerle açıklarlar.
Ateistler teorik açıdan güçlü argümanlara sahip değildirler. Bütün malzemeleri inanan insanların yaşam biçimini, dünya görüşünü, varlık alemiyle ilgili düşüncelerini ve kanaatlerini eleştirmekten ibarettir. Bu noktada aktif olan, elinde tezi bulunan teisttir, yani Tanrı inancına sahip insandır; elinde iddiası ve orijinal düşüncesi bulunmayan ise ateistin kendisidir. Ateistin yapabileceği tek şey, sonuç itibarıyla ya reddetmek ya da susmak olacaktır.
Ateistler, Tanrı'nın varlığını inkara yönelirken, kendi teorilerini, bilimsellik, rasyonellik, mantıksallık ve ahlâkî özgürlük gibi bir takım ilmî ve felsefî kavramlar altında sunmaya ve kendi lehlerine bir durum ortaya koymaya çalışmışlardır. Ancak bunda başarılı olabildiklerini söylemek mümkün değildir.
19. yüzyılla birlikte farklı bilim dallarında yeni gelişmeler olmuş, materyalist düşüncenin yaygınlık kazandığı gözlemlenmiştir. Materyalizmin esasitibarıyla ateizmin en yalın biçimi olduğu görülmektedir. Günümüzdeki pek çok ateist düşünüre ilham kaynağı olan bu dönemin en önde gelentemsilcileri arasında pozitivizmi savunan Auguste Comte (ö. 1857) bulunmaktadır.
Ateizm eleştirilerinde Tanrı'nın varlığını kanıtlayan ve ateistlerin iddialarını boşa çıkaran deliller sıralanmaktadır. Gerek İslâm alimlerinin ve gerekse Batılı filozofların kanıtları şöyle özetlenebilir: Bu kanıtlar, varlık delili (ontolojik kanıt), alem delili (kozmolojik kanıt), nizam ve gaye delili (teleolojik kanıt), psikolojik delil (dini tecrübe kanıtı) ve ahlâk delilidir.
Ateizm özel anlamda ise Tanrı’nın varlığını kabul etmemeyi, reddetmeyi içerir. Kabul etmemesine rağmen Tanrı düşüncesiyle ve dindarlarla mücadeleye girmeyen ateistlere negatif ateist, Tanrı düşüncesine savaş ilan eden, Tanrı’ya inanmadığı gibi, inananlarla mücadeleye girerek Tanrı’nın yokluğunu ispatlamaya çalışan ateistlere de pozitif ateist denir (Mehmet Aydın, Din Felsefesi, s. 208).
Bir tavır olarak iki farklı ateist tutumdan söz edilebilir: Birincisi sadece felsefî düzlemde değil, sosyal ve politik alanlarda da tanrı inancına, dinî sembol ve ritüellere karşı çıkan, büyük oranda ideolojik, katı, hasmane davranan aktif ateizm. Diğeri de inanmamakla birlikte bunu sadece kuramsal bir tercih olarak gören, inanan insanlarla barışık olan pasif ateizm (Aydın Topaloğlu, Tübitak Ansiklopedisi).
Ateizmin açıklamasında felsefe çevrelerinde kullanılan ‘teizm’, ‘teorik ateizm’ ve ‘pratik ateizm’ olmak üzere üç anahtar kavram vardır. Bu kavramlar, konuyu çerçeveleyip yalınlaştırmaktadır.
Teizm: Var olan, her şeyin yaratıcısı olan bir Tanrı’nın varlığını kabul etme, Tanrı’nın mutlak ilmine ve gücüne inanma, Tanrı’nın aynı zamanda ilmiyle, iradesiyle, kudretiyle varlıklar üzerinde tasarrufu olduğunu, vahiy göndererek insanlarla iletişime geçtiğini, âleme ve insana daima müdahil olduğunu benimseme.
Teorik ateizm: Tanrı’nın varlığını dışlayan, teizmin ortaya koymaya çalıştığı ontolojik, kozmolojik, teleolojik, psikolojik, ahlaki delilleri reddeden ve ispat-ı vacip konusunda dile getirilen delilleri karşıt deliller getirerek çürütmeye çalışan yaklaşım.
Pratik ateizm: Kişinin hayatını Tanrı konusunu hiç gündemine almadan sürdürmesi, Tanrı sanki yokmuş gibi yaşaması.
Ahlâkî, estetik ve dinî değerleri korku veya ümit gibi psikolojik terimlerle izaha kalkışmak, modern bir insanın yapamayacağı ilkel bir davranış tarzıdır. Şayet insan birtakım ümit ve korkularından dolayı Tanrı'yı üretmiş ise insanın benzeri gerekçelerle inançsızlığı........