Maarifin Kalbinde Ramazan
Millî Eğitim Bakanlığı okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerinin kapısını aralayınca sınıflar, koridorlar, okul bahçeleri, evler ve camiler çocukların sevinç çığlıkları ve ilahi sedalarıyla şenlendi. Bu durum dini coşkusunu yıllar boyu içinde saklamaya mecbur bırakılmış Türk halkını görülmemiş bir sevince boğarken birilerinin de uykusunu fena halde kaçırdı.
İnsan değişiyor, toplum değişiyor, dünya değişiyor ama söz konusu milli birlik ve beraberlik olunca birilerinin karın ağrısı hiç değişmiyor.
Bu tipler Kabe’den rahatsız olduğu gibi hacıdan ve hocadan da rahatsızlar.
Din, iman deyince hafakanlar basıyor bunları, Allah, Peygamber diyen birilerini duyunca çakma ayarları bozuluyor hemen. Hele bir de okul sıralarındaki çocukların ve gençlerin büyük bir şevkle ilahi söylemeleri böylelerini adeta şaşkına çeviriyor.
Nasıl olur? Diyorlar akılları sıra. Bu topluma kendi kültürünü, dinini, değerlerini unutturmak için onca mücadele verdik, baskılar yaptık, ötekileştirme politikaları uyguladık ama günün sonunda gelin görün ki sınıflarda, koridorlarda, okul bahçelerinde çocuklar “Kabe’de hacılar hu der Allah” gibi ilahileri coşkuyla söylüyor, “Ramazan geldi Ramazan” gibi besteler eşliğinde bu ayın gelişini coşkuyla karşılıyorlar. Bu nasıl olur?
Türkiye’yi tanımıyor bunlar, Türk’ün ne anlam ifade ettiğini de bilmiyorlar. Ne kendi kültürlerinden haberleri var ne dinlerinden ne de tarihlerinden…
Müslümanlıkla cihan hakimiyeti mefkuresine doğrulan ve şehitlerin al kanlarıyla yoğrulan bir vatanın geleceğini inşa edecek çocukların ne idüğü belirsiz müzikler eşliğinde havlamalarını ve anlamsızca tepinmelerini Allah demelerine tercih eden müstemleke olduğu kadar mankurtlaşmış bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Türkiye’yi köklerinden koparmaya çalıştı bu zihniyet ama bunu başaramadı. Eğitim sistemini kendi değerlerinden soyutlamaya kalkıştı ama beceremedi. Öz kimliği yoz kimliğe tebdil etmek istedi ama dönüştüremedi. Aradan sular seller aktı geçti. Neticede eski Türkiye bile değişti ama bu zihniyet hala değişmiyor. Günler kendilerini her gün yenilerken, mevsimler birbiri ardı sıra değişip dururken yerinde saymak ve değişememek ne kötü.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle eğitimde yapılan devrim, meyvelerini çok erken........
