İsrail ve ABD yalnızlık dolambacında
Ortadoğu’yu korkunç bir ateş sarmalına dönüştüren ve üstelik bu zulümlerinin faturasını bütün dünyaya ödetmeye kalkışan Siyonist İsrail ile sadık hamisi ABD, uluslararası toplum nezdinde gün geçtikçe yalnızlaşıyor.
Kendilerini aklın saf ışığından mahrum bırakan karanlık zihniyetlerin yalnızlıktan başka savrulacakları bir liman yoktur zira.
Bu durum ABD ve İsrail için sonun başlangıcı olur mu?
Dünyanın neresinde olursa olsun akıl ve vicdan sahipleri için yaşanan bu talihsiz günlerin en büyük temennisi böyle olsa gerek.
Akıl nimetini hezeyanların seline verip bilinci henüz kökleşmemiş sıradan ergenlerin bile kolaylıkla seçebileceği iyi ile kötü davranışı birbirinden ayırt edemeyen müptezel kılıklı Netanyahu ile devekuşu misali başıyla birlikte aklını da kuma gömüp kendisini insanlığın yegane kurtarıcısı olarak addeden tilkimeşrep Trump’ın saçma sapan davranışlarını her gün ekranlardan izleyen normal insanlar, böylesine karanlık mecrada seyreden bu talihsiz dönemin acilen sona ermesi gerektiğini hemen anlar ve bunun bir an önce gerçekleşmesi için iyi dilek ve temennilerde bulunur herhalde.
İsrail’in uzun zamandan beri Filistin ve çevresinde işlemekte olduğu soykırım fiilini uluslararası toplum bugün daha net görüp anlamaya başladı.
Dünyanın en kriminal, sinsi, uyanık, algıcı ve gözü dönmüş olmanın yanında korsan ülkesidir de İsrail. Uzun yıllar yaptığı katliamları, işgalleri ve bebek ölümlerini pek çok dünya toplumuna “kendini savunma” algısıyla yutturmayı başaracak kadar da kurnazdır üstelik. Ne var ki bu günlerde iyiden iyiye yalnızlık dolambacına yakalanmış durumda. Üstelik çırpındıkça bu girdaba daha sıkı dolanıyor, kurtulmaya çalıştıkça batıyor.
İsrail’in bebek ve çocukları hunharca öldürmesi, bir halkı topyekûn açlığa, çaresizliğe ve ölüme mahkûm etmesi hangi türden algıya maruz kalırsa kalsınlar dünya toplumlarının gözünden kaçmıyor artık.
Bu asrın katliam şebekesi olan İsrailli yöneticilerin hastane, ibadethane, okul, basın hizmet binası, yardım kuruluşları ve BM ofisleri başta olmak üzere hiçbir ayrım gözetmeden Gazze’deki her noktayı hedef göstermeleri Batı toplumlarında azımsanmayacak bir sarsıntı meydana getirdi.........
