Terörsüz Türkiye projesi artık yan yoldan otabana çıkabilir |
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barack’ın önceki gün sosyal medya üzerinden yaptığı kapsamlı açıklama, ABD’nin yeni Suriye yaklaşımını özetlemesi ve resmiyete dökmesi bakımından tarihi bir nitelik arz ediyordu.
Düne kadar Suriye’de Türkiye’nin ‘Teröristan’ olarak algıladığı projeye yatırım yapan Amerikan politikasının, neredeyse 180 derecelik bir değişimle Türkiye’nin tezleriyle uyumlu hale geldiğini göstermesi idi, bu açıklamayı tarihi kılan.
Ayrıca, gelinen nokta itibarıyla Tom Barack deyip geçemeyeceğimiz de daha aşikar hale gelmiş durumda.
Şu bakımdan:
ABD Başkanı Trump, ülkesinin muhatap olduğu büyük meseleleri/büyük krizleri, Amerikan kurumları üzerinden değil de, özel temsilciler üzerinden yürütme biçiminde bir politika ile ilerliyor.
Rusya/Ukrayna savaşında da bu böyle oldu, Gazze’de de, (Steve Witkoff’tan söz ediyorum) nitekim Suriye’de de bu böyle oldu.
Tom Barack da doğrudan Trump’la iş tutuyor ve gelinen nokta, ABD Başkanının bu tercihlerinin lafla kalmadığını, sonuç ürettiğini gösteriyor.
Barack’ın önceki gün yaptığı açıklamanın, Yeni Suriye Yönetimi ile SDG arasında yapılan anlaşmaya değinen bölümünde önemli bir bölüm vardı.
Şu şekilde:
“Anlaşma, SDG savaşçılarını (Bireysel olarak, ki bu en tartışmalı konulardan biri olmaya devam ediyor) ulusal orduya entegre ediyor, önemli altyapı (Petrol sahaları, barajlar, sınır kapıları) devrediyor, ve DAİŞ hapishaneleri ve kamplarının kontrolü Şam’a bırakıyor.”
Bu üç unsurun üçünün de, Türkiye’nin tezlerine uygun şekilde birleşik Suriye fikri ile uyumlu olduğu çok açık.
Verilen 4 günlük sürenin sonunda, SDG’nin bu anlaşmanın pratikleşmesi için ayrıntılı bir model sunması bekleniyor.
SDG, bu........